A WALKING in Turkish translation

[ə 'wɔːkiŋ]
[ə 'wɔːkiŋ]
yürüyen
walking
marching
walker
moving
walkin
to the escalator
yürüyüp
walk
and
just walk away
away

Examples of using A walking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Why not try a walk?
Neden bir yürüyüş yapmayı denemiyorsun?
He said he needed a walk.
Bir yürüyüşe ihtiyacı olduğunu söyledi.
It's a nice day for a walk.
Yürüyüş yapmak için güzel bir gün.
After breakfast, we went out for a walk.
Kahvaltıdan sonra yürüyüş için dışarı çıktık.
Like to take a walk?
Biraz yürüyelim mi?
How about we go for a walk, stretch our legs?
Yürüyüşe çıkalım , bacaklarımızı esnetiriz?
You up for a walk?
Biraz yürüyelim mi?
There was a"Wag" which meant a walk.
Yürü'' anlamına gelen bir'' Wag'' vardı.
A walk in the park.
Parkta bir gezinti.
A walking poodle.
Yürüyen kaniş.
A walking mouth.
Yürüyen bir ağız.
A walking menace.
Yürüyen bir tehdit.
A walking tree.
Yürüyen bir ağaç.
A walking miracle.
Yürüyen mucize.
A walking corpse.
Yürüyen Ceset.
A walking pestilence!
Yürüyen bir salgın!
Like a walking statistic.
Yürüyen bir istatistikmişim gibi.
A walking bank account.
Yürüyen bir banka hesabı.
For a walking man.
Yürüyen adama.
A walking conceptual installation.
Yürüyen bir kavramsal kurum.
Results: 107851, Time: 0.0601

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish