ALL HERE in Turkish translation

[ɔːl hiər]
[ɔːl hiər]
hepinizin burada
hepinizin gelmesi
tüm zamanımızı oyun oynayarak geçiriyoruz ama bu akşam hepinizi buraya
hepimiz geldik
hepinizin geldiğine
hepimiz varız
there's always
always have
bütün ailemi buraya

Examples of using All here in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now we're all here. Well, yeah, yeah, folks, thanks for coming.
Hepimiz geldik. Evet millet, geldiğiniz için teşekkürler.
Well, actually, I'm glad you're all here.
Aslında, hepiniz burada olduğunuza sevindim.
Lovely. Okay. So, now that we're all here Jim, this is Ray Foster.
Hepimiz burada olduğumuza göre, Jim, Ray Foster. Harika.
I can't believe you're all here. Johnny!
Johnny! Hepinizin geldiğine inanamıyorum!
We're all here. I will get you out.
Seni çıkaracağım. Hepimiz geldik.
Since you're all here, I have something to tell you.
Hepiniz burada olduğunuz için size söylemem gereken bir şey var.
I can't believe you're all here.- Johnny!
Hepinizin geldiğine inanamıyorum.- Johnny!
I'm just happy we're all here as a family.
Hepimiz burada olduğumuz için mutluyum.
Dad, why? Well… I guess, as you're all here.
Şey… Sanırım hepiniz burada olduğunuza göre… Baba neden?
Okay, okay, now that were all here, let us go.
Pekâlâ, hepimiz burada olduğumuza göre artık gidelim.
I'm very happy that you're all here. I just want to say that.
Söylemek istiyorum ki… hepiniz burada olduğunuz için çok mutluyum.
Let's work together to kick out the intruders. Now that we're all here.
Işgalcileri kovalamak için beraber çalışalım. Hepimiz burada olduğumuza göre.
You're coming. I'm working on that to bring you all here.
Geliyorsunuz. Hepinizi buraya getirmek için uğraşıyorum.
I'm very proud that you're all here and that.
Hepiniz burada olduğunuz için kıvanç duyuyorum.
You're coming. I'm working for that, to bring you all here.
Hepinizi buraya getirmek için uğraşıyorum. Geliyorsunuz.
Shut up! I will feed you when you're all here.
Olduğunuzda yemeği dağıtacağım. Kapayın çenenizi. Hepiniz burada.
You're coming. I'm working on that to bring you all here.
Hepinizi buraya getirmek için uğraşıyorum. Geliyorsunuz.
You're coming. I'm working to bring you all here.
Hepinizi buraya getirmek için uğraşıyorum. Geliyorsunuz.
Because I want to make things very clear. Listen, I got you all here.
Dinleyin, hepinizi buraya getirdim çünkü her şeyin net olmasını istiyorum.
Listen. I got you all here because I wanna make things very clear.
Dinleyin, hepinizi buraya getirdim çünkü her şeyin net olmasını istiyorum.
Results: 560, Time: 0.0434

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish