ALONE HERE in Turkish translation

[ə'ləʊn hiər]
[ə'ləʊn hiər]

Examples of using Alone here in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're all alone here. They waited until everyone was on leave to do this.
Bunu yapmak için herkesin gitmesini beklemişler. Burada yalnızız.
You can't leave me alone here.
Gidemezsiniz!- Beni burda yalnız bırakamazsınız!
I am not leaving you alone here, not in a million years.
Seni burada tek başına asla bırakmam.
You sure you're gonna be okay alone here, Ma?
Burada tek başına iyi olacağından emin misin anne?
Obviously we are alone here. Please. Enough!
Yeter! Lütfen. Belli ki burada yalnızız.
What are you doing alone here?
Burada tek başına ne yapıyorsun?
If you don't feel like sleeping alone here.
Burada tek başına uyumak istemiyorsan seninle kalabilirim.
That she isn't going to leave you alone here.
Seni burada tek başına bırakmak istemiyor.
You're saying I'm going to die alone here.
Burada tek başına gebereceksin diyorsun, öyle mi?
You're not alone here.
Burada tek başına değilsin.
Aren't you scared being alone here?
Burada tek başına korkmuyor musun?
Jimmy was alone here, weren't you?
Jimmy burada yalnızdı, değil mi?
I'm alone here today.
Bugün yalnızım burada.
You're alone here, aren't you?
Burada yalnızsın, değil mi?
So you're living alone here?
O zaman burda yalnızsınız, öyle mi?
But how will you find your way, alone here now?
Peki, şimdi tek başına buralarda nasıl baş edeceksin?
Alone here now? But how will you find your way?
Peki, şimdi tek başına buralarda nasıl baş edeceksin?
What are you doing alone here?
Buralarda yalnız ne işin var?
You are alone here.
Burada yalnızsın Tam yetkiliyim.
Abandoned by your government. You are alone here.
Burada yalnızsın Ülken seni terketti Tam yetkiliyim.
Results: 243, Time: 0.0798

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish