APPROACH in Turkish translation

[ə'prəʊtʃ]
[ə'prəʊtʃ]
yaklaşım
approach
approximation
attitude
yaklaşın
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
yaklaş
to approach
close
to get close
is get
coming
yaklaşımı
approach
approximation
attitude
yaklaşımını
approach
approximation
attitude
yaklaşımın
approach
approximation
attitude
yaklaşma
to approach
close
to get close
is get
coming
yaklaşıyor
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
yaklaşan
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
yaklaşırken
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
yaklaşmaya
to approach
close
to get close
is get
coming
yaklaşsın
to approach
close
to get close
is get
coming

Examples of using Approach in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Rule number two, never approach a creature, assuming that it's dead.
Kural no 2, asla bir yaratığa ölü olduğunu varsayarak yaklaşma.
The games of the magistrate approach.
Magistratein müsabakaları yaklaşıyor.
Approach. Your Honor,
Yaklaşın. Sayın Yargıç,
I will tell my dad… Mollah Rahman's daughter, approach.
Babama affetmesini söyleyeceğim… Molla Rahmanın kızı, yaklaş.
Initiating approach.
Yaklaşmaya başlıyoruz.
Are picking up a ship on approach. Long-range scanners Yes.
Uzun menzilli tarayıcılarımızda yaklaşan bir gemi görünüyor.- Evet.
Let him approach. A word.
Bırakın yaklaşsın. Tek bir kelime.
So you had time to load the weapon as you heard the intruder approach?
O halde, saldırgan yaklaşırken silahı doldurmaya zamanın var mıydı?
All ground personnel not D-class approved please evacuate the centre approach marker.
D-sınıfı onayı olmayan tüm yer görevlileri lütfen ortadaki yaklaşma işaretini boşaltın.
Fox-2 on approach.
Tilki-2 yaklaşıyor.
Your Honor, the defense was not given this phone record. Approach.
Yaklaşın. Sayın Yargıç, bu kayıt savunmaya verilmedi.
Mollah Rahman's daughter, approach. I will tell my dad.
Babama affetmesini söyleyeceğim… Molla Rahmanın kızı, yaklaş.
It is a mysterious place. A dangerous mountain where humans don't dare approach.
İnsanoğlunun yaklaşmaya çekindiği gizemli bir dağ burası.
Long-range scanners are picking up a ship on approach.- Yes.
Uzun menzilli tarayıcılarımızda yaklaşan bir gemi görünüyor.- Evet.
A word. Let him approach.
Bırakın yaklaşsın. Tek bir kelime.
Push away the girl's. As the atoms approach each other, the boy's electron clouds.
Atomlar birbirine yaklaşırken, oğlanın elektron bulutu kızınkini iter.
contact Lincoln Approach Control, one-one-eight-point-niner.
1-1-8.9da Lincoln Yaklaşma Kontrol ile temas kurun.
Meteorites approach. Alert.
Alarm! Meteorlar yaklaşıyor.
Charged with murder in the first degree. Approach the bench.
Birinci dereceden cinayetle suçlanıyor. Kürsüye yaklaşın.
Please, approach the council.-Me?
Beni mi? Lütfen konseye yaklaş.
Results: 2358, Time: 0.0552

Top dictionary queries

English - Turkish