ARE COMMON in Turkish translation

[ɑːr 'kɒmən]
[ɑːr 'kɒmən]
yaygındır
common
widespread
widely
popular
pervasive
prevalent
extensive
rampant
diffuse
mainstream
ortak
partner
common
joint
mutual
associate
mate
collective
pardner
communal
corporate
olağan
usual
of the ordinary
regular
normal
routine
common
mundane
commonplace
extraordinary
sıradan
ordinary
just
common
regular
average
normal
casual
mundane
simple
random
yaygın
common
widespread
widely
popular
pervasive
prevalent
extensive
rampant
diffuse
mainstream
yaygınlaştı
common
widespread
widely
popular
pervasive
prevalent
extensive
rampant
diffuse
mainstream
sık görülür
is very common
we were often finding

Examples of using Are common in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Silo deaths are common.
Silo ölümleri çok görülür.
Respiratory infections are common with A-T.
AT hastalarında solunum yolu enfeksiyonları sık görülüyor.
Clastic sediments from the Paleozoic and Mesozoic ophiolites and sediments are common.
Paleozoyik ve Mezozoik devri karbonatlı başkalaşım kayaçları görülür.
I'm common. You're common.
Ben bayağıyım, sen bayağısın.
It is a prime birding area and black bears are common.
Sığın ve siyah ayılar en yaygın türlerdir.
Especially in summer, water shortages are common.
Ancak köyde özellikle yazları su sıkıntısı yaşanmaktadır.
Mistakes are common at this age.
Bu yaşta hata yapmak normaldir.
Diarrheas are common, anything related to a lack of hygiene.
İshal ve hijyen eksikliğinden kaynaklanan her şey çok yaygındı.
Disagreements between researchers and the product team are common.
Araştırmacılar ile ürün takımı arasında anlaşmazlıkların olması olağan bir şeydir.
Late-night emergencies are common in this line of work.
O sadece… Gece geç vakitteki aciliyetler bu işte yaygın.
A sauna can suddenly affect your health, and accidents are common.
Sauna fiziksel durumumuzu kolaylıkla etkileyebilir ve kazalar sık oluyor.
In the early solar system, these vast collisions are common.
Erken dönem güneş sisteminde bu büyük çarpışmalar oldukça yaygındı.
Amazingly, these gigantic explosions are common.
Şaşırtıcı bir şekilde, bu devasa patlamalar oldukça yaygın.
Earthquakes are common.
Depremler evrenseldir.
Some ingredients are common in Mexican cuisine, but other ingredients not
Bazı bileşenler Meksika mutfağında yaygındır, ancak tipik olarak Meksikada kullanılmaz,
Katyushas are common, but they're not considered a grave threat because they fly a ballistic trajectory.
Katyushalar oldukça yaygındır, ama balistik bir yörünge izledikleri için, büyük bir tehlike addedilmezler.
I compared the relative height, width, size and slant of the letters that are common to both names--"E,""N" and"R.
İki isimde de ortak olan E, N ve R harflerinin boylarını, genişliklerini ve büyüklüklerini karşılaştırdım.
These signals are transmitted on two separate carrier frequencies that are common to all satellites in the network.
Bu sinyaller, ağdaki tüm uydular için ortak olan iki ayrı taşıyıcı frekans üzerinden aktarılır.
Adverse effects with treatment are common, with half of people getting flu like symptoms and a third experiencing emotional problems.
Tedavinin yan etkileri yaygındır; tedavi gören kişilerin yarısında grip benzeri semptomlar görülmüş, üçte biri ise duygusal sorunlar yaşamıştır.
There are a few preliminary aspects of the problem that are common to all solutions of PnP.
Bu sorunların ortak niteliği ise hepsinin ontolojik( varlıksal) sorunlar olmasıdır.
Results: 106, Time: 0.0529

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish