ARE FALLING in Turkish translation

[ɑːr 'fɔːliŋ]
[ɑːr 'fɔːliŋ]
düşüyor
falling
dropping
down
is going down
's coming down
yağıyor
it's raining
it's
falling
snowing
are pouring
coming down
walla
dökülüyor
is falling apart
falling out
losing
comes out
dumped
folds out
spilling
worth
devriliyor
to overthrow
down
to topple
knocks
rolling
taking out
to fall
to depose
to subvert
to overturn
âşık olduğunu
being in love
falling in love is
aldanıyorsun
ise düşüyor

Examples of using Are falling in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Pink stars are falling.
Pempe yıldızlar yağıyor.
Sir, the Germans are attacking the palace and our guards are falling.
Efendim, Almanlar saraya saldırıyorlar ve muhafızlarımız düşüyor.
her approval ratings are falling.
Başbakanın oy oranları düşüyor.
Now, from the open ceiling…""roses are falling one after another.
Şimdi, gökyüzü yarılıp güller birbiri ardına düşüyor.
It's impossible, sir. All the men are falling back.
İmkansız efendim Tüm adamlar geri düşüyor.
Maura, my little brother and my partner are falling for a drug dealer?
Maura, hem küçük kardeşim hem de ortağım uyuşturucu satıcısına mı aşık oldu?
Your patients are falling over themselves.
Hastaların kendiliğinden düşüyor.
You're falling and you will fall anyway.
Sen düşüyorsun ve her şekilde düşeceksin.
The royal troops are falling back to the south of Talca.
Kraliyet birlikleri Talcanın güneyine doğru geri çekiliyorlar.
The stars are falling.
Kayarken yıldızlar.
The wheels are falling.
Gövde düşmeye çok yakın.
When old ladies are falling, I'm not slow.
Yaşlı bayanlar düşerken, yavaş değilimdir.
Men are falling back to our own trenches.
Geri düşüyorlar. Adamlarımız kendi siperlerimize.
The stars are falling, Madeleine.
Kayarken yıldızlar. Madeleine.
We're falling… The Avalon is falling!.
Avalon yere mi çakılacak?
Edgar Hoover say something about that… leaves are falling in November?
Hoover yaprakların kasımda döküldüğünü söylememiş miydi?
That's the safest place in a house when bombs are falling.
Bombalar düşmeye başladığında en güvenli yer orasıdır.
Edgar Hoover say something about that… leaves are falling in November?
Hoover yaprakların Kasımda döküldüğüyle ilgili bir şeyler söylememiş miydi?
In a time when so many things are falling apart.
Pek çok şeyin ayrı düştüğü bir zamanda… Endora Burger Barna bir şans veriyor.
The pink stars are falling." You figured out what that means?
Pembe yıldızlar yağıyor'' mu? Anlamını mı çözdün yoksa?
Results: 155, Time: 0.0775

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish