BEING KIDNAPPED in Turkish translation

['biːiŋ 'kidnæpt]
['biːiŋ 'kidnæpt]
kaçırılması
kidnapping
abduction
kidnap
being abducted
taking
hijacked
kaçırıldı
was kidnapped
was abducted
has been kidnapped
was taken
got kidnapped
was hijacked
kaçırılan
kidnapped
abducted
missed
hijacked
were taken
kidnapping
the abduction
stolen
kaçırılıp
was kidnapped and
and
abducted
kidnapping
kaçırıldıktan
was kidnapped
was taken
he was abducted
abduction
got kidnapped
kaçırılmasından
abduction
kidnapping
they hijacked
being kidnapped
was abducted

Examples of using Being kidnapped in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And your daughter can attend George Washington without being kidnapped by extremists.
Ve kızınız, radikalcılar tarafından kaçırılmadan George Washingtonla görüşebiliyor.
You're being kidnapped right now.
Şu anda kaçırılıyorsunuz.
Sreenu rescues Shruthi from being kidnapped by the gang of Yadayya.
Gülşah, düğünde Beni Zeybe Kabilesi reisi Rabi İbn Adnan tarafından kaçırılır.
Important person being kidnapped!
Önemli insan kaçırılıyor!
And it doesn't entail being kidnapped by a Colombian drug cartel.
Kolombiyanın uyuşturucu karteli tarafından kaçırılmayı kapsamıyor.
I just saw a girl being kidnapped.- Hello?
Alo? Az önce bir kızın kaçırıldığını gördüm?
So his son being kidnapped would give him the perfect opportunity to start begging for large sums of money.
Yani çocuğunun kaçırılması, ona yeniden yüksek miktarda para dilenebilmesi için mükemmel bir fırsat olacaktı.
I can't believe while I was possibly being kidnapped and possibly being forced into white slavery,
Kaçırılıp kölelik yaptırılıyor olma ihtimalim varken sağlık dersinde Siz ve Sıvılarınızı izlerken kusan
And I don't think it's technically possible For me to overreact to my brothe r-in-law being kidnapped!
Ama kayınbiraderimin kaçırılması teknik olarak tepki vermem gereken bir şey değil!
When I was little, my twin sister died? After being kidnapped by a robber, right?
Ben küçükken ikiz kardeşim soyguncu tarafından kaçırıldıktan sonra öldü, değil mi?
After being kidnapped by a robber, right? When I was little, my twin sister died?
Ben küçükken ikiz kardeşim soyguncu tarafından… kaçırıldıktan sonra öldü, değil mi?
shit thrown at you, or one foreign girl being kidnapped.
yabancı bir kızın kaçırılmasından daha kötü olabilirdi.
Okay. You had a dream the other night about a guy being kidnapped, right?
Tamam, dün gece kaçırılmış biriyle ilgili rüya gördün, doğru mu?
In 2012, Elmahdy sought political asylum in Sweden for fear of being jailed, after being kidnapped and receiving death threats, and escaping a rape attempt.
Yılında tutuklanma, kaçırılma ve ölüm tehditleri ile bir tecavüz girişiminin ardından İsveçte siyasi sığınma talebinde bulunmuştur.
Memo handles my protection funds which prevent my employees from being kidnapped and my factories from being burned to the ground.
Çalışanlarımın kaçırılmasını ve fabrikalarımın yanmasını engelleyen koruma fonumu idare ediyor.
I don't think people from the alcoholic beverage industry need to worry about being kidnapped just yet.
Bence alkollü içecek endüstrisinden insanların henüz kaçırılmak hakkında endişe etmelerine gerek yok.
I don't know. Being kidnapped by psychotic criminals has sort of been the theme of our relationship.
Bilmem, psikopat bir suçlu tarafından kaçırılmak ilişkimizin ana teması aslında.
I'm being kidnapped.
Ben kaçırılıyorum.
He's being kidnapped.
Onu kaçırıyorlar!
Are we being kidnapped?
Kaçırıldık mı?
Results: 5583, Time: 0.083

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish