BENDING in Turkish translation

['bendiŋ]
['bendiŋ]
bükme
bend
twist
esnetmek
stretching
yawning
eğilme
bend over
bow
duck
got to bob
down
kıvırıp
bükmek
bend
twist
bükmeye
bend
twist
bükmenin
bend
twist

Examples of using Bending in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Him pending para un bending.
Ben var para un bükmek.
Telekinesis is like bending spoons with your mind. Listen.
Öyle. Telekinezi zihninle kaşıkları bükmeye benzer. Dinleyin.
Come on, show me how it's done using all four kinds of bending.
Hadi, bana tüm dört bükme türünün nasıl yapıldığını göster.
Jack, bending time is impossible.
Jack, zamanı bükmek imkansızdır.
I mean… we're not talking about bending a few spoons.
Yani… bir kaç kaşığı bükme hakkında konuşmuyoruz.
That's called"bending the rules.
Buna'' kuralları bükmek'' denir.
This masked madman has the ability to take away a person's bending.
Bu maskeli deli adam insanların bükme gücünü alma yeteneği var.
But I say it is. Bending the rules is not technically cheating.
Ama bence öyle. Kuralları bükmek teknik olarak hile değil.
It was him. Jack, bending time is impossible.
Oydu. Jack, zamanı bükmek imkansızdır.
Jack, bending time is impossible. It was him.
Oydu. Jack, zamanı bükmek imkansızdır.
Polymers are not completely flexible; bending them requires energy.
Polimerler tamamıyla elastik değildir; onları bükmek enerji ister.
Everyone stop bending.
Herkes bükmeyi bıraksın.
I don't mind bending the rules to make money, the City's corrupt anyway.
Para kazanmak adına kuralları esnetmeye itirazım yok. Borsacıların hepsi zaten namussuz.
He loves bending, just like me.
Bükmeyi seviyor, tıpkı benim gibi.
It is almost a shame to take the bending of someone so talented.
Bu kadar yetenekli birisinin bükücülüğünü aldığım için nerdeyse üzüleceğim.
You have come a long way from bending gates.
Kapı bükmekten buralara, uzun bir yol kat ettin.
Been bending the rules, have you?
Kuralları esnetmiyorsun, değil mi?
No bending.
Eğilmek yok.
And a bit of bending does me no harm.
Ve biraz eğilmenin bana bir zararı olmaz.
It is thought to be the cause of unusual bending in the spiral arms.
Sarmal kollardaki olağandışı eğilmenin sebebinin bu olduğu düşünülür.
Results: 167, Time: 0.0659

Top dictionary queries

English - Turkish