BLATANTLY in Turkish translation

['bleitntli]
['bleitntli]
açıkça
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
bariz
obvious
clear
apparent
blatant
conspicuous
evident
palpable
aşikar
obviously
clearly
certainly
apparent
self-evident
göz göre göre
blind
your
blatantly
have you considered
under your eyes
his
watched
look
apaçık
clear
manifest
plain
obvious
open
evident
luminous
illustrious
openly
outright
göstere göstere

Examples of using Blatantly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Japanese and condemning us. They're blatantly supporting.
Bariz bir şekilde Japonyayı destekleyip… bizi istimlâk ediyorlar.
I just think having you there blatantly supporting one side- What?
Düşündüm de senin orada düpedüz bir tarafı desteklemen- Ne?
What? Should I blatantly break the rules so she can't run for the election?
Seçime katılamasın diye açık açık kuralları mı çiğneyeyim? -Ne?
I just think having you there blatantly supporting one side Will only make things worse.
Düşündüm de senin orada düpedüz bir tarafı desteklemen olayları daha da kötü yapacaktır.
I'm talking about the two girls that you were so blatantly hitting on.
Bariz bir şekilde asıldığın o iki kızdan bahsediyorum.
Tufnell and Castlecore are blatantly profiteering from the arms race.
Tufnell ve Castlecore apaçık şekilde silahlanma yarışından vurgun yapıyor.
It will be embarrassing if you just say my name so blatantly.
Öyle büyük bir ödül töreninde ismimi söylersen çok utanırım.
The point is, my boyfriend is blatantly flirting with you.
Sorun, erkek arkadaşımın seninle açık açık flört etmesi.
Nothing. He blatantly likes you.
Hiç.- Besbelli senden hoşlanıyor.
He blatantly likes you. Nothing.
Hiç.- Besbelli senden hoşlanıyor.
To deceive him so blatantly.
Onu bu kadar küstahçasına aldatmak.
Oh yeah, we just sort of when you were blatantly flirting with her right into you introducing her as your business partner.
Evet, tam da sen onunla açıkça flörtleşirken ve sen de onu iş ortağım diye tanıtırken.
Aside from the sections of my novel that were blatantly plagiarized, I didn't recognize anything.
Romanımdan çalındığı aşikar olan bölümleri bir kenara bırakırsak bana bir şey çağrıştırmadı.
Regardless, we can't work with someone who's being investigated for computer fraud, who blatantly violated major legislation that went into effect this year.
Ne olursa olsun, bilişim suçu işlemekten yargılanan kanunları çiğneyen ve önümüzdeki yılı açıkça etkileyecek birisiyle çalışamayız.
I didn't recognize anything Aside from the sections of my novel that were blatantly plagiarized.
Romanımdan çalındığı aşikar olan… bölümleri bir kenara bırakırsak… bana bir şey çağrıştırmadı.
You might think it's blatantly obvious that you like Alex,
Çok açık bir şekilde Alexten hoşlandığını düşünebilirsin,
passively condoning something blatantly illegal.
olsa illegal birseyi gizlemedigine guvenmem lazim.
The Football Association of Serbia protested and felt the decision by FIFA's Executive Committee"blatantly contravenes the FIFA statutes.
Sırbistan Futbol Federasyonu bunu protesto ederek FIFAnın İcra Komitesi tarafından kararın'' pervasızca FIFA tüzüğüne aykırı'' olduğunu belirti.
But I can't stand teachers breaking the rules so blatantly. High schools may have become factories churning out university students.
Liseler, üniversite öğrencisi üreten fabrikalara dönse de öğretmenlerin açık açık kuralları çiğnemesine dayanamıyorum.
Asians and Europeans, and a blatantly racist category he termed"Monstrosus," which basically included all the people he didn't like,
Asyalılar ve Avrupalılardan ve bariz ırkçı bir kategori olan monstrosus adını verdiği
Results: 55, Time: 0.0722

Top dictionary queries

English - Turkish