Examples of using Bariz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dorian, yaşama tutkunu neden kaybettiğin gayet bariz.
Bay Cilentinin gizli anlaşmalarını, bariz yolsuzluklarını durdurmayı reddetmeniz.
Ama en kötüsü ise Ganthetin güvenmemesi gereken duygularını bariz olarak kullanması.
Ama ağızda bariz tadı kalan zehirli atık.
Bariz bir şekilde içerideydi.
Çok bariz, ha?
O her kimse, bariz beni çok iyi çalışmış.
Bu kadar bariz yalan söylenmez ki!
Bu kadar bariz olma Rebekah.
Bu mantıklı, bu bariz, her şey akla yatkın.
İnsan doğası çok bariz ve nihai olarak çok önemsiz.
Bariz mi?
Bariz ve küçümseyici ırkçı ifadeler.
Bariz bu.
Ya da bariz birşey?
Her birimiz bariz ahlaki seçimlerle karşı karşıya kalırız.
Uzuvlardan çıkan bariz akrep iğneleri mi?
Bariz gerçekse insanoğlunun yaşaması için… dinin ölmesi gerekiyor.
Gariplik bariz, öyle değil mi?
Bu bariz olmalı kaptan.