BUGGED in Turkish translation

[bʌgd]
[bʌgd]
böcek
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
dinlemiş
listen
to hear
for listenin
rahatsız
alone
comfortable
relax
comfy
at ease
cozy
comfortably
comfort
casual
cushy
dinleme cihazı yerleştirdiniz
telekulak mı
bugged
böcekli
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy

Examples of using Bugged in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your car's bugged.
Bu arabaya dinleme cihazı yerleştirilmiş.
I neglected to inform Miss Sands during our bugged conversation.
Siz konuşmamızı dinliyorken Bayan Sandse geleceğimi söyleyemedim.
You bugged the car?
Arabaya böceği sen koydun?
We have had every one of Tony's phones bugged for four years.
Dört yıllığına dinlemeye aldık. Tonynin bütün telefonlarını.
Because Jennifer Windham bugged my mom's house.
Çünkü Jennifer Windham, annemin evine dinleme cihazı yerleştirmiş.
You bugged the clubhouse too?
Kulübü de mi dinletiyorsun?
I know Riley bugged the house.
Rileynin evi dinlediğini biliyorum.
I think, he bugged himself.
Bence kendi kendini dinliyordu.
The room's bugged.
Odayı dinliyorlar.
But he bugged me first.
Ama önce o beni dinledi.
You bugged me?
Beni mi dinlettin?
They bugged us.
Bizi dinliyorlarmış.
You think the place is bugged?
Sence dinleme cihazı yerleştirilmiş olabilir mi?
Even if this place is bugged, your soldiers won't get here in time.
Burada dinleme cihazları olsa bile, adamların zamanında gelemeyecek.
His office must be bugged.
Ofisinde dinleyici olmali.
Lyndon bugged, so did Kennedy.
Lyndon gizlimikrofon yerleştirdi;'' Kennedy de.
My office is bugged. Most certainly my phones.
Ofisim dinleniyor. Çok büyük ihtimalle telefonlarım da.
He knew his apartment was bugged, he knew he would been poisoned.
Evinde dinleme cihazı olduğunu biliyordu, zehirlendiğini biliyordu.
Jesse's keys are gonna be bugged.
Jessenin anahtarlarında dinleme cihazı olacak.
Do you think that bugged her?
Onun onu rahatsız ettiğini düşünüyor musun?
Results: 92, Time: 0.0645

Top dictionary queries

English - Turkish