BUILT ON in Turkish translation

[bilt ɒn]
[bilt ɒn]
üzerine inşa
built on
was constructed on
üstüne kurulu
üstüne inşa
built on
sırtında inşa
uzerine insa edilmis olsaydi traktorleri

Examples of using Built on in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Venice Beach… a city built on contrast.
Venedik Plajı… kontrast üzerine inşa edilmiş bir şehir.
It doesn't apply to a city built on a desert.
Ama çölde kurulmuş bir şehirde bu geçerli değil.
A world built on fantasy!
Fantezi üzerine inşa edilmiş bir dünya!
A strong marriage built on a solid foundation of routine.
Alışılagelmiş sağlam temellere dayalı sağlam bir evlilik.
No union built on running from your problems lasts more than five years, seven tops.
Sorunlarından kaçarak yapılan evlilikler en fazla… beş sene sürer bilemedin yedi.
Built on OpenFst.
Yapının üstü açıktır.
A world built on fantasy! Look at it!
Fantezi üzerine inşa edilmiş bir dünya! Bak!
Look at it! A world built on fantasy!
Fantezi üzerine inşa edilmiş bir dünya! Bak!
That my life's built on is based on lies.
Yalanlar üzerine kurdum… Bu demek oluyor
About who Tony was, But the entire relationship was built on a lie.
Konusunda yalan üzerine kurulmuştu, Ama bütün ilişki Tonynin kim olduğu.
Isn't it built on a lie, Andy?
Bir yalan üzerine kurulu değil mi tüm bunlar, Andy?
A temple built on rotten foundations.
Çürümüş bir temel üzerine inşa edilmiş bir tapınak.
The penthouse built on lies of falsely dead children?
Sahte ölü çocukların yalanları üzerine inşa edilmiş çatı katına mı?
We could make a life together, a life built on truth and honesty.
Beraber bir aile kurabiliriz, ama aile güven ve dürüstlük üzerine kurulur.
The city is built on a series of ridges.
Şehir bir yayla üzerinde kurulmuştur.
A reputation built on what?
Bu şöhret neye dayanıyor?
Families aren't built on lies.
An2} Aileler yalan üzerine kurulmaz.
Is a house built on that belief, and built on trust. And my house.
Benim evim bu inanç ve güven üzerine inşa edilmiş bir ev.
Okay, no relationship built on a lie can.
Tamam mı? Hiçbir ilişki yalan üzerine kurulmaz.
No relationship built on a lie can.
Hiçbir ilişki yalan üzerine kurulmaz.
Results: 146, Time: 0.0463

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish