CALMING in Turkish translation

['kɑːmiŋ]
['kɑːmiŋ]
sakinleştirici
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
yatıştırdığı
sakinleştiriyorsun
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
sakin
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
sakince
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just

Examples of using Calming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That guy needs calming. Slap him around a bit.
Onu biraz şamarla. Sakinleşmesi lazım.
Slap him around a bit. That guy needs calming.
Onu biraz şamarla. Sakinleşmesi lazım.
Today, let's focus on calming the stockholders.
Bugün hissedarları sakinleştirmeye odaklanalım.
But how about the calming influence of Art Howe?
Peki ama Art Howeun sakinlestirici etkisinden ne haber?
Picturing yourself somewhere calming.
Kendimi rahatlatıcı bir yerde görüyorum.
Studies say that green has a calming influence.
Çalışmalar yeşilin rahatlatıcı etkisinin olduğunu söylüyorlar.
So the calming ray is an anger ray.
Yatıştırıcı ışını öfke ışını oldu yani.
See how calming I can be?
Nasıl yatıştırıcı olabildiğimi gördün mü?
Baby therapy is perfect for calming the body and mind.
Vücudu ve zihni rahatlatmak için bebek terapisi mükemmeldir.
Thank you, m'lord. Very calming.
Çok rahatlatıcıydı. Teşekkürler, Lordum.
So calming. It's so peaceful.
Çok rahatlatıcı. Çok huzurlu.
Think of something really calming.
Gerçekten rahatlatan bir şey düşün.
Why don't you enjoy a cup of calming jasmine tea?
Neden bir fincan yatıştırıcı yasemin çayı içmiyorsunuz ki?
It's all peach and pine and calming colors.
Her yer şeftali ağacı, cam ağacı ve rahatlatan renklerde.
As an adult, This brain is now numb To seratonin's calming effects.
Yetişkinliğe erişildiğinde beyin seratoninin rahatlatıcı etkilerine karşı hissizdir.
Nice and calming.
Hoş aromalı ve rahatlatıcı.
He's very calming.
O, çok rahatlatıcı.
It's very calming.
Çok rahatlatıcı.
If I tell your sister I'm boring she could tell us a calming poem!
Eğer kızkardeşine sıkıcı biri olduğumu söyleseydim bize rahatlama şiiri okurdu!
Very calming.
Çok rahatlatıcıydı.
Results: 134, Time: 0.0673

Top dictionary queries

English - Turkish