CAUGHT HIM in Turkish translation

[kɔːt him]
[kɔːt him]
yakalandı
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
onu geç saatte arkadaki ofiste bazı belgeleri karıştırırken yakaladı
yakalanmış
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
onu kamyon dolusu afyon çalarken yakalayana

Examples of using Caught him in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tom tried to sneak out of the house, but his parents caught him.
Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.
put him in jail.- Caught him?
hapse attılar.- Onu yakaladım?
Caught him attacking a baby.
Bir bebeğe saldırırken yakalanmış.
But Presidio caught him on a recent sweep through upstate.
Ama Presidio kısa süre önce onu yakalamış.
When the clerk caught him, Eli dropped the phone and ran off.
Eli telefonu düşürdü ve kaçtı. Katip onu yakaladığında.
But one time, our daddy caught him in the act.
Ama bir seferinde babam onu yakaladı.
I caught him! Why are you standing there?
Neden orada duruyorsun Onu yakaladım!
I heard there were others and she was just the one they caught him with.
Başkaları da olmuş diye duydum ama sadece bu kızla yakalanmış.
Officer Aizawa caught him.
Memur Aizawa onu yakalamış.
ran off. When the clerk caught him.
kaçtı. Katip onu yakaladığında.
But when Costel found his man, caught him and killed him..
Ancak Costel bir kadının sevgilisini farkettiğinde, onu yakaladı ve öldürdü.
That's why I went and caught him.
O yüzden gidip onu yakaladım.
At least one camera caught him.
En azından bir kameraya yakalanmış.
Daughter caught him using?
Kullanırken kızı onu yakalamış.
He hunted him and caught him and strapped him to a cross.
Theonun peşine düştü ve onu yakaladı.
I caught him before you came.
Sen gelene kadar onu yakaladım.
His luck ran out when Kirihara caught him.
Şansa bakın ki Kiriharaya yakalanmış.
I tracked him, caught him mid-transformation.
Onu takip ettim, dönüşümünün ortasında onu yakaladım.
But I caught him.
Ama ben onu yakaladım.
Caught him and locked him, but he's slipped again.
Onu yakala ve hapse at, ama o yine kaçacaktır.
Results: 251, Time: 0.0419

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish