CHATTER in Turkish translation

['tʃætər]
['tʃætər]
sohbet
chat
conversation
talk
chatter
chitchat
converse
have
banter
konuşmalar
to talk
to speak
to discuss
to chat
gevezeliği
chatty
mouthy
talkative
jive
loudmouth
big mouth
blabbermouth
chattering
babbling
windbag
söylentiler
rumor
rumour
hearsay
word
talk
chatter
speculation
dedikodular
gossip
rumor
rumour
hearsay
chatter
satilacak
chatter
laklak
chat
chatter
chitchat
banter
small talk
clack
lakırdı
chatter
takırdıyor

Examples of using Chatter in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
a block of wood, and some chatter.
ağaç kütüğü ve biraz laklak vereyim.
Dude, you need to know that there's been some chatter.
Adamım, bilmen gerekiyor ki bazı söylentiler var.
I have been tracking some dark web chatter about a super virus.
Bir süper virüsle ilgili yazismalari takip ediyorum. Karanlik agda açik artirmayla satilacak.
So there's some chatter going on I thought you should know about.
Bilmen gerektiğini düşündüğüm bazı dedikodular dönüyor.
Music plays, chatter.
Müzik oyunlari, chatter.
The teeth chatter. They're plastic.
Dişler takırdıyor. Plastiktir.
Prisoner quarantine cleared. Cut the chatter.
Kesin gevezeliği. Mahkum karantina kontrol edildi.
Some frequencies which I like to scan, I'm hearing military chatter, but it's distorted.
Dinlemeyi sevdiğim bazı frekanslarda askeri konuşmalar duyuyorum ama karman çorman.
Police radio chatter.
Polis radyo sohbet.
Niners, let's hear some chatter.
Tamam Dokuzlar. Biraz laklak duyalım.
There's been some chatter about your insensitivity.
Duyarsızlığınız hakkında bazı dedikodular var.
They're plastic. The teeth chatter.
Dişler takırdıyor. Plastiktir.
Cut the chatter.
Gevezeliği kes.
There's been some chatter at the mosque recently.
Camide son günlerde bazı konuşmalar oluyor.
That evening, there was no laughter and no chatter around the family fire.
O gece, aile ateşinin etrafında kahkaha ve sohbet yoktu.
Just some happy chatter.- Not much.
Çok şey değil, birkaç neşeli laklak sadece.
Cut the chatter, girls.
Gevezeliği kesin kızlar.
The teeth chatter.
Dişler takırdıyor.
Indistinct chatter.
Belli belirsiz konuşmalar.
Eat more- chatter less!
Daha fazla yemek, az sohbet!
Results: 292, Time: 0.0929

Top dictionary queries

English - Turkish