CLOSING TIME in Turkish translation

['kləʊziŋ taim]
['kləʊziŋ taim]
kapanış zamanı
kapanış saati
kapanma vakti mi
kapanış saatinden
closing

Examples of using Closing time in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Closing time. Sara. Sara.
Kapanma vakti! Sara. Sara.
梦露 Marilyn Monroe. 快打烊了 年轻人 Closing time, folks.
Kapanma saati, millet. Marilyn Monroe.
Cass? Cass? Closing time.
Cass? Kapatma zamanı Cass?
Closing time already.
Kapanma vakti gelmiş.
You sure you're not just waiting for closing time?
Kapanış saatini beklemeyeceğine emin misin?
Okay, ladies. Closing time.
Evet bayanlar, kapanma zamanı.
Closing time, folks.
Kapanma saati, millet.
Closing time♪.
Kapanış vakti.
My boss is singing closing time.
Patronum,'' kapanış vakti'' ni söylüyor.
Looks like somebody interrupted closing time.
Biri kapanış zamanını geçirmiş.
Uh, closing time, boss. We're gonna lock up now. okay?
Ee… kapanma vakti patron kapıları kilitleyeceğiz, tamam mı?
The next day we hit that bank… round about closing time.
Ertesi gün kapanma vaktine doğru bankaya saldırdık.
I'm glad you could come after closing time.
Kapatma zamanının ardından geldiğine sevindim.
Closing time!
Kapama zamanı.
We will do it tonight, after closing time.
O zaman bu gece yapalım. Mağaza kapandıktan sonra.
And i'm going home. That's what closing time means.
Ve eve gidiyorum Kapama zamanı bu anlama gelir.
Closing time, everybody out!
Kapatma zamanı, herkes çıksın!
Closing time, Mikey.
Kapatıyoruz artık Mikey.
Closing time all around.
Kapanış zamanı geldi.
Oh, I can't leave till closing time tonight.
Oh, bu gece kapanış saatine kadar çıkamam.
Results: 90, Time: 0.0502

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish