COLDLY in Turkish translation

['kəʊldli]
['kəʊldli]
soğuk
cold
cool
chilly
frigid
icy
freezing
soğukkanlılıkla
in cold blood
coldly
cold-blooded
soğukça
cold
cool
chilly
frigid
icy
freezing
bence soğuk kanlılıkla işlenmiş
soğukkanlılıkla işlenmiş

Examples of using Coldly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The time coldly passes by,♪ I wake up and cry.
Zaman soğuk bir şekilde geçip gidiyor uyanıyorum ve ağlıyorum.
Level to your Majesty," said Holmes coldly.
Majesteleri düzeyinde,'' soğuk soğuk dedi Holmes.
What? Why are you saying it so coldly?
Ne? Bunu neden öyle soğuk soğuk söyledin?
Calmly, coldly and clinically.
Laughed at Martha's readiness to talk, but Mary only listened to her coldly and wondered at her freedom of manner.
Martha konuşmaya hazır güldü, ama Mary sadece soğuk onu dinledi ve şekilde onun özgürlüğü merak etti.
And far from being a coldly materialistic view of nature,
Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak,
If I were to go to those people and they looked at me coldly and sneered, and then left me one by one, what would you do?
Eğer o insanların yanına gitseydim ve bana soğuk bir şekilde ve küçümseyerek baksalardı sonra da beni birer birer terk etselerdi ne yapardın?
If I were to go to them and they only looked coldly at me… and dropped off and left me, one by one… what then?
Ya ben onların yanına gidersem… onlar da soğuk-soğuk bana bakıp… tek-tek… benden uzaklaşırsa. O zaman ne yaparsın?
You said it so coldly, like I was repulsive
Çok soğuk bir şekilde söyledin, sanki ben itici biriymişim
I really believe that anyone who's even thinking about having a child in this world… is coldly considering an act of cruelty.
Gerçekten, bu dünyaya bir çocuk doğurmayı düşünmek bile… bence soğuk kanlılıkla işlenmiş bir suç sayılabilir.
And it was ludicrous to think I was actually at risk of being raped. You said it so coldly, like I was repulsive.
Ve senin seks istemenin benim için risk olduğunu düşünmem komikmiş gibi. Çok soğuk bir şekilde söyledin, sanki ben itici biriymişim.
we took the news coldly.
Ve haberleri soğuk kanlı bir şekilde karşıladık.
Treat him coldly.
Soğuk davranabilirsin.
Mr. Anton spoke to them coldly.
Bay Anton onlarla soğuk bir biçimde konuştu.
Anything not coldly, calculatingly intellectual.
Soğuk, kurnaz bir entelektüel olmanın üstünde bir şey yok.
She speaks so coldly to me.
Ya çok soğuk konuşuyor.
Aaron was coldly killed by Mary.
Aaron Mary tarafından soğukanlılıkla öldürüldü.
She coldly… and deliberately duped me.
O sakin ve soğuk bir şekilde… ve tasarlayarak kandırdı beni.
Rather coldly and unexpectedly, I might add. Again.
Tekrar terk etti. Soğuk ve beklenmedik bir şekilde hem de.
Again. Rather coldly and unexpectedly, I might add.
Tekrar terk etti. Soğuk ve beklenmedik bir şekilde hem de.
Results: 96, Time: 0.038

Top dictionary queries

English - Turkish