CONFLICTS in Turkish translation

['kɒnflikts]
['kɒnflikts]
çatışmalar
fighting
to engage
than infighting
combat
ihtilaflar
anlaşmazlıkları
deal
to settle
to negotiate
compromise
agreeing
arrangements with
agreement
a settlement
a pact
çakışmalar
çelişiyor
to contradict
çekişmeler
uyuşmazlıklar
çelişkiler
contradiction
conflict
paradox
dilemma
discrepancy
ambivalence
inconsistencies
sürtüşmelerin
çatışmaları
fighting
to engage
than infighting
combat
çatışma
fighting
to engage
than infighting
combat
çatışmaların
fighting
to engage
than infighting
combat
anlaşmazlıklar
deal
to settle
to negotiate
compromise
agreeing
arrangements with
agreement
a settlement
a pact
ihtilafları
ihtilafların
çakışmaları
ihtilaflara
anlaşmazlık
deal
to settle
to negotiate
compromise
agreeing
arrangements with
agreement
a settlement
a pact

Examples of using Conflicts in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah. These conflicts are normal.
Böyle sürtüşmelerin olması normal.- Evet.
He resolves conflicts.
O, anlaşmazlıkları çözer.
but there were some conflicts, so.
Ama bazı çakışmalar oldu, bu yüzden.
Due to conflicts of contract, baptism, and breeding.
Anlaşma, vaftiz ve yetiştirmedeki çelişkiler yüzünden.
As you said, Paul, those who start conflicts should be hated.
Çatışmaları başlatmak isteyenlerden nefret edilmelidir. Dediğin gibi, Paul.
So dolphins are also political animals, so they have to resolve conflicts.
Yunuslar aynı zamanda politik hayvanlardır. Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.
Yeah. These conflicts are normal.
Evet. Böyle sürtüşmelerin olması normal.
It means social conflicts.
Toplumsal çatışma demektir bu.
Researching armed conflicts in northern Thailand during the time I was missing.
Kaybolduğum zaman zarfında Taylandın kuzeyinde yaşanan silahlı çatışmaları araştırıyordum.
communication, conflicts, decision-making, cooperation.
iletişim, çatışma,… karar verme, dayanışma.
And he stands at the crossroad of all conflicts.
Ve bütün çatışmaların ortasında duruyor.
sectarian conflicts, not condos.
Mezhep çatışmaları değil, kınamak.
The High Command has very specific protocols regarding planetary conflicts.
Yüksek Komutanlığın gezegensel anlaşmazlıklar hakkında çok kesin protokolleri vardır.
With all the overpopulation and conflicts. It's not in the city.
Aşırı nüfus ve çatışmaların olduğu şehre değil.
Conflicts, entanglements, moves?
Çatışma, hatır işi,
This article says the reason we weren't involved was…"personality conflicts.
Bu makale bizim dahil edilmeme sebebimizin'' kişilik çatışmaları'' olduğunu söylüyor.
This is evidently about personal conflicts and political matters.
Bu besbelli şahsi anlaşmazlıklar ve politik meseleler hakkında.
In 99 percent of the world's conflicts.
Dünyadaki çatışmaların yüzde 99unda… küçük silahlar kullanılır.
This approach clashes with Turkey's efforts to reconcile regional conflicts, according to Hentov.
Hentova göre bu yaklaşım da, Türkiyenin bölgesel ihtilafları uzlaştırma çabalarına ters düşüyor.
two very different conflicts.
birbirinden çok farklı iki çatışma.
Results: 281, Time: 0.0897

Top dictionary queries

English - Turkish