CREAKING in Turkish translation

['kriːkiŋ]
['kriːkiŋ]
gıcırtı
squeaking
creak
grissy
çatırdıyordu
gıcırtısını
squeaking
creak
grissy

Examples of using Creaking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Door creaking.
Kapı gıcırtısı.
Just, you know, creaking.
Bilirsiniz, gıcırtılar işte.
Probably just the boat creaking.
Muhtemelen sadece yat gıcırdadı.
Is that door creaking?
Bu kapı gıcırdaması mı?
I think I hear creaking.
Bir gıcırtı duydum sanki.
Did you hear that creaking?
Çatırtıları duydunuz mu?
Creaking continues.
Gıcırdama devam ediyor.
then he heard the floor creaking.
sonra döşemede bir gıcırtı duymuş.
To the dogs, the walls creaking.
Köpekleri, duvarların çıtırdamalarını.
Metal crunching and creaking.
Metallerin parçalanmasi ve cizirtisi.
Like the creaking of an old house settling?
Çöken eski bir evin gıcırtısı gibi mi?
There's moaning, sighing and creaking.
Ordan iniltiler, iç çekmeler ve gıcırdama sesleri geliyor.
Creaking in wind.
Rüzgarda çıtırtılar.
Boy Speaking, Indistinct Film: Creaking.
Çocuk konuşuyor filmden gıcırtılar geliyor.
you hear his bed springs creaking.
Onun yatağının gıcırdayan yaylarını duymak.
were afraid of the monsters under your bed, or the dark… or that old creaking oak tree?
Yatağının altındaki canavarlardan korktuğun zamanı ya da karanlıktan ya da o gıcırdayan yaşlı meşe ağacından?
Well, I only heard the bedsprings creaking for the first 12 minutes,
Eh, yatak yaylarının gıcırtısını sadece ilk 12 dakika duydum,
There is a measurable physical science in this house… that goes far beyond the creaking doors or cold spots I have experienced.
Bu evin içinde yaşanan fiziksel olaylar… şimdiye kadar karşılaştığım gıcırdayan kapıları falan aşar.
Well, i only heard the bedsprings creaking for the first 12 minutes.
Eh, yatak yaylarının gıcırtısını sadece ilk 12 dakika duydum, ama bahse girerim onları daha hızlı boşaltırsın.
That door creaking open even before I got to it… and then Clinton getting so physical.
Ben girmeden kapı gıcırdayarak açıldı… ve sonra Clinton çok normal gözüktü.
Results: 57, Time: 0.0584

Top dictionary queries

English - Turkish