DIED FIGHTING in Turkish translation

[daid 'faitiŋ]
[daid 'faitiŋ]
savaşırken ölen
savaşında öldü
mücadele öldü
savaşırken öldüler
savaşarak öldü
savaşında ölen

Examples of using Died fighting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Commander, some guys saw that Old Dude died fighting.
Komutanım, bazı adamlar Eski Dostunuzun savaşta öldüğünü görmüş.
To Garret, who died fighting the Prime Order.
Başbakan Emri ile savaşan ölen Garrete.
Web died fighting?
Web savaşta öldü mü?
The dead died fighting!
Ölenler dövüşerek öldüler!
The real Velma Duran died fighting oppression in Cuba.
Gerçek Velma Duran, Kübada baskıcı rejime karşı mücadele ederken öldü.
Lorenzo died fighting for this family.
Lorenzo ailesini savunurken öldü.
Five of us died fighting them.
Beşimiz onlarla dövüşürken öldü.
My father died fighting the Nazis at Stalingrad when I was 2.
Babam, ben iki yaşındayken Stalingradda Nazilere karşı savaşırken öldü.
My grandfather died fighting a vampire.
Benim büyükbabam bir vampirle dövüşürken öldü.
My brother and father both died fighting them.
Ağabeyim ve babam da onlarla mücadele ederken öldü.
Where we remember those who died fighting for us. And that is the Cenotaph.
Bu da Cenotaph Askerî Anıtı, bizim için savaşırken ölenleri andığımız yer.
My half-brother died fighting in Korea.
Üvey kardeşim Kore savaşında vefat etti.
Because your ancestors died fighting for your inherent right to have a fake psychic detective agency.
Çünkü ataların doğuştan gelen sahte medyum dedektif sahip olma hakkı için savaşırken öldü.
Our duty is to the soldiers who died fighting in Algeria and the 3 million French citizens who live there.
Cezayirde savaşırken ölen askerlere ve orada yaşayan… 3 milyon Fransız vatandaşına karşı vazifemiz var.
How evil is it to paint swastikas… on the graves of young heroes who died fighting the Nazies?
NasıI bir şeytan nazilerle savaşırken ölen genç kahramanların mezarlarına gamalı haç çizer?
You died fighting evil in the war, then you were reborn as a Whitelighter to fight evil again.
Bu savaşta kötü mücadele öldü. Sen kötü mücadele için Whitelighter olarak yeniden doğdu.
Lord Commander, it is my duty to tell you I believe this mission to be reckless, foolhardy, and an insult to all the brothers who have died fighting the wildlings.
Lord Kumandan, bu görevin düşüncesiz çılgınca ve Yabanilerle savaşırken ölen tüm kardeşlere karşı bir hakaret olduğuna inandığımı söylemek görevimdir.
Our duty is to the soldiers who died fighting in Algeria… wand the 3 million French citizens who live there.
Cezayirde savaşırken ölen askerlere ve orada yaşayan… 3 milyon Fransız vatandaşına karşı vazifemiz var.
He died fighting.
Dövüşerek öldü.
They died fighting.
Savaşırken öldüler.
Results: 1916, Time: 0.0473

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish