DINING TABLE in Turkish translation

['dainiŋ 'teibl]
['dainiŋ 'teibl]
yemek masasını
yemek masasındaki

Examples of using Dining table in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The fireplace, our dining table.
Şömineyi, yemek masamızı.
A dining table set worth Rs.
Bir yemek masası seti 35440 Rupi değerinde.
There was a big dining table here.
Burada büyük bir yemek masası vardı.
And how I always wanted a large 24-seat dining table?
Büyük bir yemek masam olsun istediğimi?{ Y: i}'' nasıl hep 24 kişilik?
Can you throw that dining table and tablecloth away?
Yemek masasıyla masa örtüsünü… atabilir misin?
It's precisely the point of a long dining table.
Uzun bir yemek masasının anlamı budur zaten.
The two mice saw that the dining table was set for dinner.
İki fare, yemek masasının akşam yemeği için hazırlandığını görmüşler.
Howlin' Wolf once ate dinner right at our dining table.
Bir zamanlar Howlin Wolf masamızda yemek yemişti.
Once ate dinner right at our dining table. Oh, Howlin' Wolf.
Bir zamanlar Howlin Wolf masamızda yemek yemişti.
Oh, Howlin' Wolf once ate dinner right at our dining table.
Bir zamanlar Howlin Wolf masamızda yemek yemişti.
By the end of tonight, I want that dining table so clean I can eat my dinner off it.
Gecenin sonuna kadar, yemek masası öyle temiz olsun ki yemeğimi üzerinde yiyebileyim..
tables… bookcases, a dining table, chairs.
masalar kitaplıklar, yemek masası, sandalyeler.
But once a fortnight, they actually put the computer on their dining table, pull out the webcam and actually have dinner with their family in Sao Paulo.
Ama on beş günde bir, bilgisayarlarını yemek masasının üzerine koyup kameralar karşısında Sao Pauladaki aileleriyle gerçekten yemek yerler..
Let's just say Aibileen ought to have been a little bit smarter before putting in about that L- shaped scratch in poor Elizabeth's dining table.
Keşke Aibileen, zavallı Elizabethin yemek masasındaki L şeklindeki çiziği yazmayacak kadar akıllı olsaymış.
Let's just say Aibileen ought to have been a little bit smarter in poor Elizabeth's dining table. before putting in about that L-shaped scratch.
Keşke Aibileen, zavallı Elizabethin yemek masasındaki… L şeklindeki çiziği yazmayacak kadar akıllı olsaymış.
Let's just say Aibileen ought to have been a little bit smarter in poor Elizabeth's dining table. before putting in about that L-shaped scratch.
Aibileen zavallı Elizabethin yemek masasına… o L şeklindeki çiziği atmadan önce… biraz daha akıllı olsun mesela.
Cause our dining table only seats eight, with all the birth moms and long-lost uncles.
Yemek masamız sekiz kişilik… ama biz yemeğe biyoljik anneden tut
there's plenty of room at this 18-metre long dining table.
Ama bu 18 metrelik yemek masasında herkese yer var.
A dining table set worth Rs. 35440,
Bir yemek masası seti 35440 Rupi değerinde,
But once a fortnight, they actually put the computer on their dining table, pull out the webcam and actually have dinner with their family in Sao Paulo. And they have a
Ama on beş günde bir, bilgisayarlarını yemek masasının üzerine koyup kameralar karşısında Sao Pauladaki aileleriyle gerçekten yemek yerler.
Results: 54, Time: 0.0397

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish