DINING CAR in Turkish translation

['dainiŋ kɑːr]
['dainiŋ kɑːr]
yemek vagonu
yemek vagonuna
yemekli vagon
yemekli vagona

Examples of using Dining car in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cybertek's leaving the dining car.
Cybertek yemek vagonundan ayrılıyor.
No photograph and no dining car.
Fotoğraf yok Arabada yemek yok!
Want me to go get you some sugar from the dining car?
Yemek vagonundan şeker almamı ister misin?
Usually, it's the bride that wants the dining car.
Genellikle gelinler yemekli vagonda isterler.
Look, sit like a dining car of an express Moscow-Vladivostok.
Bak, Moskova-Vladivostok ekspres yemek arabasında oturur gibi.
Here. Usually, it's the bride that wants the dining car.
Burada. Genellikle gelinler yemekli vagonda isterler.
We added a dining car.
Bir de yemek arabası ekledik.
A dining car is exhibited.
Meşhur arabaşı yemeği vardır.
The steward said you left the dining car together.
Garson, vagondan birlikte ayrıldığınızı söyledi.
No photograph and no dining car.
Ne fotoğraf ne de yemekli vagon.
I bet there's rich folks eating' In a fancy dining car.
Eminim zenginler şık bir lokanta Vagonunda yemek yiyor.
Ecco, I take a real artistic photograph make plenty of money and travel to Rome first-class and dining car." But what happens?
Şurada güzel, artistik bir fotoğraf çekeyim…''… bir sürü para kazanıp Romayı gezmeye gideyim birinci mevki, yemekli vagon.'' Ama ne oldu?
And he's certain that no one passed The attendant was in the corridor the entire time into the dining car.
Görevli bütün o sürede koridordaydı ve yemekli vagona kimsenin geçmediğinden de emin.
Ecco, I take a real artistic photograph… make plenty of money and travel to Rome… first-class and dining car.
Şurada güzel, artistik bir fotoğraf çekeyim… bir sürü para kazanıp Romayı gezmeye gideyim… birinci mevki, yemekli vagon.
The attendant was in the corridor the entire time into the dining car. and he's certain that no one passed.
Görevli bütün o sürede koridordaydı ve yemekli vagona kimsenin geçmediğinden de emin.
So when you pass the dining car, have a porter bring me a Cobb salad. Before or after we locate the dangerous terrorist?
Yemek vagonundan geçerken bir garsonla bana Cobb salatası yollayın Teröristi bulmadan önce mi sonra mı yollayalım?
Can you imagine Franklin… on this train… eating at the dining car with all the silver? Franklin! Harlon!
Harlon! Franklin! Franklini bu trende… düşünebiliyor musun… yemek vagonunda gümüş takımlarla yemek yerken?.
Eating at the dining car with all the silver? Franklin. on this train… Can you imagine Franklin… Harlon?
Harlon! Franklin! Franklini bu trende… düşünebiliyor musun… yemek vagonunda gümüş takımlarla yemek yerken?.
Part of the train included a dining car with a kitchen, A chef and a wait staff.
Trenin, içinde mutfağı, aşçısı ve garsonlarının olduğu bir yemek vagonu da vardı.
Ecco, I take a real artistic photograph… make plenty of money and travel to Rome… first-class and dining car.
Ecco, Gerçek bir artistik fotoğraf çekerek… çok para kazanacağım ve Romaya 1inci sınıf seyahat edip… Arabada yemek yiyeceğim Ama güya ne oldu?
Results: 58, Time: 0.0404

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish