EVEN KILL in Turkish translation

['iːvn kil]
['iːvn kil]
bile öldürebilir
hatta öldürebilirler
bile öldürtebilir
cinayet bile
even murder
even a homicide
even kill
öldüremedim bile

Examples of using Even kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Even kill your own son.
Kendi oğlunu bile öldürtebilirim.
You can't even kill properly.
Doğru düzgün öldüremezsiniz bile.
Or worse, I could wound him, even kill him.
Ya da daha kötüsü, onu yaralayabilir hatta öldürebilirim.
You may even kill my young friend there.
Belki genç dostumu bile öldürebilirsin.
I think those beasts will rape her. They might even kill her.
Tekrar düşündüm de bu hayvanlar kıza tecavüz edebilir, hatta öldürebilir.
Actually, I might even kill her during the surgery.
Aslına bakarsan onu ameliyat sırasında bile öldürebilirim.
Maybe even kill you if she has the chance.
Eline fırsat geçerse seni öldürebilir bile.
You could hurt someone, even kill someone!
Birini yaralayabilir, hatta öldürebilirsin!
I can even kill that monk, and I wouldn't be finished yet.
Ama bu bitmedi her neyse bu keşişi öldürebilirim bile dinle sana herşeyi verebilirim göreceğiz.
In a fit of rage… they might even kill.
Bir öfke nöbetinde… öldürmeleri bile mümkün.
I can help you catch him… even kill him.
Onu yakalamana yardım edebilirim… onu öldürürüm bile.
Even kill him. I can help you catch him.
Onu yakalamana yardım edebilirim… onu öldürürüm bile.
Some people even kill their families for money.
Para için ailesini bile öldürenler var.
He might even kill you.
Hatta sizi öldürebilir bile.
Even kill him.
Hatta öldür gtisin.
Why even kill him?
Adamı niye öldürelim ki?
I'm so dumb I can't even kill myself.
Çok aptalım. İntihar bile edemiyorum.
cause pain, even kill.
acı çektirmeyi hatta öldürmeyi istemelisin.
Even kill. Destroy, whip, torture.
Yok etmek, kırbaçlamak, işkence etmek hatta öldürmek.
Even kill. They can destroy, whip, torture.
Yok etmek, kırbaçlamak, işkence etmek hatta öldürmek.
Results: 71, Time: 0.0461

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish