FACES AGAIN in Turkish translation

['feisiz ə'gen]
['feisiz ə'gen]
yüzlerini tekrar
yine suratınla
tekrar suratlarını
yüzleri yine
yüzlerinizi tekrar
yüzlerinizi yeniden

Examples of using Faces again in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our children are here. And you would like to see their faces again, wouldn't you?
Tekrar suratlarını görmek istersin, değil mi? Çocuklarımız burada?
Our children are here. And you would like to see their faces again, wouldn't you?
Çocuklarımız burada. Onların yüzünü tekrar görmek istersin değil mi?
Where a rotary motor would spin around and re-use the same magnetic pole faces again, the magnetic field structures of a linear motor are physically repeated across the length of the actuator.
Döner motor kendi etrafında dönerek aynı mıknatıssal kutup yüzeylerini tekrar kullanabilirken, çizgisel motorun mıknatıssal alan yapıları fiziksel olarak devindirici boyunca tekrarlanır..
I will handle them, and you will never have to see their faces again.
Onlar benim adamlarım ve onlarla ben ilgileneceğim ve onların yüzünü bir daha asla görmeyeceksin.
I never see your wage-slave faces again? I mean,
bordro mahkumu yüzlerinizi bir daha görmesem? gerçekten,
I have already warned you not to let me see your face again.
Senin yüzünü bir daha görmemek konusunda seni uyarmıştım.
If we ever hope to see Casey's face again, we have to keep her in the news.
Caseynin yüzünü tekrar görmek istiyorsak haber olarak kalması gerekiyor.
If I ever see your face again, you're dead.
Eğer yüzünü bir daha görecek olursam, öldün demektir.
I don't want to see your face again, do you hear me?
Yüzünü tekrar görmek istemiyorum, beni duyuyor musun?
And you I saw your face again.
Yüzlerini tekrar görmek istiyorsun, değil mi?
If I see your face again, stitches won't fix what I do to you.
Yüzünü bir daha görecek olursam… sana yapacaklarımı dikiş kapatmaz.
I can't believe I lived to see your face again.
Yüzünü tekrar görecek kadar yaşayacağıma da inanamıyorum.
Who never wants to see your face again. John Bigelow isn't the only one.
Şimdi defol çünkü yüzünü bir daha görmek istemeyen sadece John Bigelow değil.
An1}THEIR FACES AGAIN, I have GOTTA.
Tekrar suratlarını görmek için evime dönmeliyim.
An1}THEIR FACES AGAIN, I have GOTTA.
Yüzlerini tekrar göreceksem eve dönmek zorundayım.
If she is alive, she shouldn't have To see his face again,?
Eğer yaşıyorsa, onun yüzünü tekrar görmemeli, değil mi?
An1}FACES AGAIN, WOULDN'T YOU?
Tekrar suratlarını görmek istersin, değil mi?
An1}FACES AGAIN, WOULDN'T YOU?
Yüzlerini tekrar görmek istiyorsun, değil mi?
Leela, it's so great to see your beautiful face again.
Leela, o güzel yüzünü tekrar görebilmek ne güzel.
And I will see your face again.
Hem ben senin yüzünü bir daha göreceğime.
Results: 43, Time: 0.0424

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish