FARADAY in Turkish translation

faraday
farraday
faradayın
farraday
faradayı
farraday
faradaya
farraday

Examples of using Faraday in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're Helen Faraday!
Sen, Helen Faradaysın!
It's a Faraday cage.
Burası bir Faraday kafesi.
Faraday had a long association with the Royal Institution of Great Britain.
Braggin Royal Institution ile uzun bir birlikteliği olmuştur.
This could be a Faraday pointer.
Bu bir Faraday işaretçi olabilir.
Detective Faraday has just as much of a right to be here as you.
Dedektif Faradayin de senin kadar burada olmaya hakkı var.
Did you say faraday?
Faraday mı dedin?
Did he ever mention a guy named Faraday?
Faraday diye bir adamdan hiç bahsetti mi?
You mean Daniel Faraday.
Daniel Faradaydan mı bahsediyorsun?
Did you say faraday?
Faraday mi dedin?
Your son is Daniel Faraday? Daniel Faraday?.
Oğlunuz Daniel Faraday mı? Daniel Faraday?.
If we can do what Faraday said… our plane never crashes.
Eğer Faradayin söylediklerini yapabilirsek,… uçağımız hiçbir zaman düşmez.
Okay. What could penetrate a Faraday cage?
Bir Faraday kafesini ne delebilir? Peki?
What could penetrate a Faraday cage? Okay.
Bir Faraday kafesini ne delebilir? Peki.
You know Faraday was innocent.
Faradayin masum olduğunu biliyorsun.
Is protection against electric and electromagnetic dangers. A Faraday cage.
Bir Faraday kafesi… elektrik ve elektromanyetik maddelere karşı koruma sağlar.
A Faraday cage is protection against electric and electromagnetic dangers.
Bir Faraday kafesi… elektrik ve elektromanyetik maddelere karşı koruma sağlar.
It's been ages since I went in a Faraday cage.
Bir Faraday kafesine girmeyeli yıllar oldu.
It's been ages since I last went into a Faraday cage.
Bir Faraday kafesine girmeyeli yıllar oldu.
Working hard and keeping accurate notes of the results. We must be like Michael Faraday.
Michael Faraday gibi olmalı sıkı çalışıp sonuçları… doğru şekilde tutmaya devam etmeliyiz.
The walls are aluminum, forming a Faraday cage.
Duvarlar alüminyumdan bir Faraday kafesi yapacak şekilde.
Results: 697, Time: 0.0307

Top dictionary queries

English - Turkish