FIREFLIES in Turkish translation

['faiəflaiz]
['faiəflaiz]
ateşböcekleri
fireflies
ateşböceği
firefly
glowworm
glow-worm
ateş böceklerini
ateş böceklerinin
bir ateşböceği
firefly

Examples of using Fireflies in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I called the Fireflies. Do they need troop leaders?
Ateş Böceklerini arayıp, oymak liderine ihtiyacınız var mı diye sordum?
Want to go skinny-dipping by the light of the fireflies?
Ateş böceklerinin ışığı eşliğinde çıplak yüzelim mi?
Have you ever been to see the fireflies?
Hiç ateşböceği gördün mü?
Fight and your fireflies pay.
Karşı koyarsan ateş böcekleri bedel öder.
Especially fireflies.
Özellikle de ateşböcekleri.
It wasn't just the fireflies.
Sadece ateş böceği değillerdi.
I kept cochlear gardens as a young man to attract fireflies.
Gençken, ateş böceklerini çekmek için koklear bahçeleri yapardım.
But we do know that fireflies use it to attract the opposite sex.
Ama ateş böceklerinin karşı cinsin ilgisini çekmek amacıyla kullandığını biliyoruz.
Where people will look like fireflies.
İnsanlar ateşböceği gibi görünecek.
They're seaside fireflies. Amazing.
Bunlar su kenarı ateş böcekleri. İnanılmaz.
And so over here you need to tilt your iPad, take the fireflies out.
Ve burada iPadinizi sarsmalısınız, ateşböcekleri dışarı çıkıyor.
I heard there weren't any fireflies in Seoul.
Seulde hiç ateş böceği olmadığını duymuştum.
He came over here to release fireflies.
Ateş böceklerini salıvermek için buraya gelmişti.
Bogies like fireflies all over the sky.
Düşman, ateşböceği gibi her yerdeydi.
Fireflies that got stuck in that big blue-ish black thing. They'refireflies.
Ateş böcekleri. Büyük, mavi siyah şeye takılan ateş böcekleri.
The porch hammock fireflies.
Veranda, hamak, ateşböcekleri.
It's her hobby to raise fireflies.
Ateş böceği yetiştirmek onun hobisidir.
You have seen the fireflies?
Ateş böceklerini mi gördün?
Come back here. Fireflies.
Ateş böcekleri. Gelin buraya.
How about if the kids catch fireflies?
Ne dersiniz, çocuklar gidip ateşböceği yakalasın mı?
Results: 200, Time: 0.0768

Top dictionary queries

English - Turkish