GO BAD in Turkish translation

[gəʊ bæd]
[gəʊ bæd]
kötü giderse
kötü gider
bozulur
breaks
goes bad
goes dirty
gets corrupted
been ruined
kötülüğe dönmez

Examples of using Go bad in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Taught me how waves work, how to relax when things go bad.
Dalgaları öğretti. İşler kötüye gittiğinde sakin olmayı öğretti.
In the summer, eggs go bad quickly.
Yazın yumurtalar çok çabuk bozulur.
If things go bad, there's only so much I can do.
İşler kötüye giderse yapabileceğim çok şey var, o yüzden.
If things go bad tonight… Just be careful.
Bu gece işler kötüye giderse… Dikkatli ol.
You know those things never go bad.
O şeyler hiç bozulmaz, biliyorsun değil mi?
You can still do this if things go bad.
Eğer işler kötüye giderse hâlâ vaktimiz olacak.
Do you really think she will be there when things go bad?
İşler kötü gittiğinde yanında olacağını mı sanıyorsun?
What do you mean,"If things go bad"?
Ne demek istiyorsunuz,'' işler kötüye giderse'' demekle?
When things go bad, that trust is the difference between life and death.
İşler kötü gittiğinde, o güven, ölümle yaşam arasında ki farkı belirler.
If things go bad tonight.
Bu gece işler kötüye giderse.
This doesn't have to go bad.
Bu kötü gitmek zorunda değildir.
Just be careful. If things go bad tonight.
Dikkatli ol. Bu gece işler kötüye giderse.
And when things go bad, you don't just walk away. You stick it out.
Şimdi de işler kötüye gitti diye hemen çekip gidemezsin.
If things go bad tonight… Just be careful.
Dikkatli ol. Bu gece işler kötüye giderse.
Remember what Uncle Eddie said about jobs that go bad.
Eddie amcanın işlerin kötü gittiğinden bahsettiğini hatırla.
You ever had one of your own go bad?
Seninkilerden hiç kötü giden olmuş muydu?
You have a safe word in case things go bad?
İşler kötü giderse diye güvenlik kelimeniz var mı?
You have a safe word in case things go bad? Have at'em.
İşler kötü giderse diye güvenlik kelimeniz var mı? Sizin olsun.
Be there when things go bad? Do you really think she'll?
İşler kötü gittiğinde yanında olacağını mı sanıyorsun?
Do you really think she's gonna be there when things go bad?
İşler kötü gittiğinde yanında olacağını mı sanıyorsun?
Results: 90, Time: 0.049

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish