GO WRONG in Turkish translation

[gəʊ rɒŋ]
[gəʊ rɒŋ]
kötü giderse
kötü gittiğinde
go bad
yolunda gitmezse
geçtik ama terslik

Examples of using Go wrong in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And if anything go wrong, Walrus is daddy.
Ters giden bir şeyler olursa, baba Walrus olacak.
What if things go wrong!
Ya işler kötü giderse?
Wow, you even grab the credit when things go wrong.
Vay, işler kötü gittiğinde bile payeyi kendine çıkartıyorsun.
Frank, if things go wrong… if Nola gets angry, if the kids get angry.
Frank, işler yolunda gitmezse ve Nola kızarsa çocuklar da kızacaktır.
If things go wrong, we might get arrested as commies.
Bir şeyler yanlış giderse komünistlikten tutuklanabiliriz.
I put all the villagers on alert just in case things go wrong.
Ters giden bir şey olursa diye tüm köylüleri uyardım.
Things go wrong, I will see you back at the boat yard. All right.
Tamam, işler kötü giderse limanın arkasında buluşuruz.
I can't imagine what could possibly go wrong.
Yanlış giden ne olabilir hayal bile edemiyorum.
We have been over this a thousand times… but a lot can go wrong.
Binlerce kez üstünden geçtik ama… terslik olabilir.
I don't want to hope that I'm not alone. When things go wrong.
İşler ters gittiğinde, yalnız olmadığımı ümit etmek istemiyorum.
When things go wrong, think they will be therefor us?
İşler kötü gittiğinde yanında olacaklarını mı düşünüyorsunuz?
If things go wrong, the life insurance papers are in the second drawer in my nightstand.
İşler yolunda gitmezse hayat sigortası kâğıtları komodinin ikinci çekmecesinde.
Now, if something should go wrong… let's not get the law involved.
Şimdi, eğer birşeyler yanlış giderse kanunları işe karıştırmayalım.
And something may yet go wrong.
Ters giden şeyler de olabilir.
Anything go wrong, you page me, okay?
Yanlış giden bir şeyler olursa bana çağrı gönder?
If things go wrong using this.
Eğer işler kötü giderse, bunu kullan.
When things go wrong, they will blame you.
İşler ters gittiğinde seni suçlarlar.
When things go wrong, people find comfort at home.
İşler kötü gittiğinde insan huzuru ailesinde bulur.
If anything go wrong, you bust in like you're LAPD.
Birşey yanlış giderse LA polisi gibi içeri dalarsın.
If the slightest thing should go wrong….
En küçük bir şey bile yolunda gitmezse.
Results: 488, Time: 0.0505

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish