HAD WON in Turkish translation

[hæd wʌn]
[hæd wʌn]
kazanmıştı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazanan
winner
winning
earning
kazandı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazansaydı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazandığını
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner

Examples of using Had won in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Well…- If the Nazis had won World War II.
Eğer Naziler 2. Dünya savaşını kazansaydı.
If I had won, he would be wearing a Dr. Nurko tie right now.
Eğer ben kazansaydım, şimdi o Dr. Nurko kıravatı takmış olacaktı.
He brought me the news that our team had won.
Bana takımımızın kazandığı haberini getirdi.
Somehow I don't think he would say that if the Cardassians had won.
Savaşı Kardasyalılar kazanmış olsaydı böyle bir şey söylemezdi.
It was far from clear that Germanicus had won the war.
Rassilon savaşı kazanma konusunda oldukça ümitsizdi.
And Grace had won a kind of victory.
Zafer kazanmış sayılırdı. Grace bir nevi.
And at that moment, it seemed as if Abraham Lincoln had won all of America back.
Ve işte o an Abraham Lincolnün tüm Amerikayı yeniden kazandığı andı.
Only Pedrosa had won the intermediate class at his first attempt.
Sadece Pedrosa, orta sınıfı ilk denemede kazanmayı başarabilmişti.
I was surprised by the news that Mary had won the first prize.
Marynin birincilik ödülünü kazandığı haberine şaşırdım.
They had won fifth grade, sixth grade, seventh grade.
Onlar beşinci, altıncı ve yedinci dereceleri kazanmışlardı.
Turkey had won 2-1.
Türkiye 2-1 kazanmıştır.
Bewstridge had won the President's Cup.
Beşiktaş ile Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazanmıştır.
It had won Emmy Awards for the show's writing in 1981 and 1982.
Oyuncu 2002 ve 2006da bu dizideki oyunculuğu ile Emmy Ödülü kazanmıştır.
Tanner had won 2 challenges and I had won one.
Tanner 2 yarışma ben bir yarışma kazanmıştık.
I mean, what if I had won the debate?
Yani, peki ya ben kazansaydım?
If you were bitter, the institution had won.
Ama sen sert olursan o kurum kazanmış olur.
And Grace had won a kind of victory.
Grace bir nevi zafer kazanmış sayılırdı.
These filmmakers had won scores of international awards.
Bu sinemacılar sayısız uluslararası ödül kazanmıştır.
If the South had won, you could write plays about the North.
Güney kazanmış olsaydı, aynı oyunları Kuzey hakkında yazardın.
If the Persians had won at Marathon, the world today would feel different.
Eğer Persler Maratonda kazanmış olsaydı bugün dünya farklı bir yer olurdu.
Results: 211, Time: 0.0605

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish