HAS FORMED in Turkish translation

[hæz fɔːmd]
[hæz fɔːmd]
kurdu
to build
to start
to establish
to set up
to form
to install
making
creating
installing
founding

Examples of using Has formed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Colonel Tigh has formed an insurgent group against the Cylons, and now they're ready and waiting for instructions on how to coordinate the rescue effort.
Albay Tigh Cylonlara karşı direnenlerden bir grup kurmuş kurtarma operasyonunu koordine etmek için talimat bekliyorlar.
Mr. Barrow, do you understand that scar tissue has formed around a piece of shrapnel that remains in your body from a previous injury and that it is now blocking vital functions?
Bay Barrow önceki yaralanmanızdan kalan bir şarapnel parçasının oluşturduğu yara dokusunun artık hayati fonksiyonlarınızı engellediğini anlıyor musunuz?
Once the mouse has formed a memory of chamber a, it's placed in the wire floored chamber b.
Kablo zeminli bölme b ye yerleştirilir. Birkez fare bölme a anılarını oluşturunca.
It's placed in the wire floored chamber b. Once the mouse has formed a memory of chamber a.
Kablo zeminli bölme b ye yerleştirilir. Birkez fare bölme a anılarını oluşturunca.
You can let all the Kazon factions know that Voyager has formed a coalition with you and will be an ally to any Nistrim ship
Bütün Kazon mezheplerine Voyager ile koalisyon kurarak karşılaşacağımız bütün Nistrim gemileri ve ileri karakolları
Ryan, we hear you, and we honor your words, but, over the past few months, a bond has formed and we.
Ryan, seni anlıyoruz ve dediklerine saygı duyuyoruz ama geçen birkaç ayda aramızda bir bağ kuruldu ve seni.
The connectors are called synapses… And by the time a child reaches the age of 3… Its brain has formed about 1,000 trillion of them.
Bu hücreler arasındaki bağlantılara sinaps denir ve bir çocuk 3 yaşına ulaştığında beyninde bu sinapslardan yaklaşık 1000 trilyon bulunur.
Tell the Kazon factions that Voyager has formed a coalition with you.
bütün Nistrim gemileri ve Voyager ile koalisyon kurarak karşılaşacağımız.
Since then, some scar tissue has formed, so we're gonna clear that right up.
O zamandan bu yana, dokuda yaralanmalar meydana gelmiş biz de onları temizleyeceğiz.
He was a slave child in Ghana enslaved in the fishing industry, and he now, after escape and building a new life, has formed an organization that we work closely with to go back and get people out of slavery.
Ganada bir köle çocuğu idi, balık endüstirisinde köleydi. Ve o şimdi, kaçıktan sonra ve yeni bir hayat kurup geri dönüp insanları kölelikten kurtarmak için bizimle yakın çalışıp yeni bir organizasyon kurdu.
win the battle against this disease Dr. Robert Gallo has formed a special unit-"In order to move quickly of the National Cancer Institute a fierce scientific battle against GRID.
bu hastalıkla savaşmak… ve sene sonuna kadar mücadeleyi kazanmak için özel bir bölüm kurdu.
Oger Telecom, which is owned by the family of assassinated former Lebanese Prime Minister Rafik Hariri, has formed a consortium that includes Telecom Italia as a minority partner, and BT Group PLC's international consulting arm, BT Telconsult, as a co-operation partner.
Suikasta kurban giden eski Lübnan Başbakanı Refik Haririnin ailesine ait olan Oger Telecom, azınlık ortağı olarak Telecom İtalya, işbirliği ortağı olarak da BT Group PLCnin Uluslararası danışmanlık kolu olan BT Telconsultu içine alan bir konsorsiyum kurdu.
I am pleased that the Peace Corps has been able to reopen the Albanian programme and has formed a strong partnership with the country," said Peace Corps Director Gaddi H. Vasquez."I
Barış Gücünün Arnavutluk programını yeniden başlatabilmesinden ve ülkeyle güçlü bir ortaklık kurmuş olmasından memnuniyet duydum,'' diyen Barış Gücü Direktörü Gaddi H. Vasquez,'' Yeni gönüllülerin,
How could life have formed in this bubbling, poisonous hell?
Yaşam nasıl oluşmuş olabilir bu köpüren zehirli cehennemin içinde?
A fissure must have formed in the bottom and all the water drained out.
Dibinde çatlak oluşmuş galiba, bütün su çekilmiş.
Because when I got back, a singularity had formed.
Çünkü döndüğümde, tekillik oluştu.
The planets that have been found… must have formed after the supernova explosion.
Bu gezegenler muhakkak bir süpernova patlamasından önce oluşmuş olmalılar.
A long queue had formed in front of the shop.
Dükkanın önünde uzun bir kuyruk oluştu.
The police had formed a special action team for this case.
Polis, bu dava için özel bir eylem ekibi kurdu.
A golden-brown crust will have formed on the top and on the bottom.
Üstte ve altta kızıl kahverengi bir kabuk oluşmuş olacak.
Results: 45, Time: 0.0481

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish