GELDI in English translation

came
gelin
hadi
gelir
gelip
haydi
gelen
cevap
gelecek
gel
çıktı
here
al
var
işte
şu
burada
geldi
buyur
şuraya
arrived
gelir
geliyor
gelecek
gelen
gelinceye kadar
gelmeden
gelene kadar
burada
varmış
ulaşması
is here
burada
burada olmak
gelmiş olmalıydı
back
geri
arka
tekrar
yeniden
yine
arkadan
sırt
döndü
dönerim
dönüş
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
sounds
ses
geliyor
sağlam
sanki
sesli
gürültü
sesi
kulağa
benzemiyor
geldi
home
ev
yuva
when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken
come
gelin
hadi
gelir
gelip
haydi
gelen
cevap
gelecek
gel
çıktı
comes
gelin
hadi
gelir
gelip
haydi
gelen
cevap
gelecek
gel
çıktı
are here
burada
burada olmak
gelmiş olmalıydı
coming
gelin
hadi
gelir
gelip
haydi
gelen
cevap
gelecek
gel
çıktı
arrives
gelir
geliyor
gelecek
gelen
gelinceye kadar
gelmeden
gelene kadar
burada
varmış
ulaşması

Examples of using Geldi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aslında buraya nasıl geldi bilmiyorum bile.
Actually, I don't really know how that got here.
Polisler geldi. Bakın.
Cops are here. look.
Bay Hirata geldi.
Mr. Hirata's here.
Binlerce yıl geçti ve gezegenimiz neredeyse tamamen yok olmanın eşiğine geldi.
Thousands of years passed, and our home world was nearing total destruction.
Uyuşturucuları bulduk. Evet, harika geldi, Mitch.
Yeah, that sounds great, Mitch, We found the drugs.
Bay Lee geldi.
Mr. Lee is here.
Sırıtmayı kes! Ama sonra birkaç zeki adam bir araya geldi.
Stop grinning! But then a couple of smart guys got together.
Sürücüler geldi. Carter.
The drivers are here. Carter.
Angelina, Mara geldi.
Angelina, Mara's here.
Ama bu delikanlının, yaptıklarının nereye varacağını anlaması için, artık bazı ailevi gerçekleri öğrenme vakti geldi.
But it's about time that lad learned some home truths.
Bir kediyi ezdin gibi geldi. Bilmiyorum.
I don't know. Sounds like you ran over a cat.
Elektrikli araba geldi.
The etectric car is here.
Sadece, tanıdığım birine bir zarar geldi… ben de Büyükbabayı suçladım.
It's just that someone I know got hurt so I blamed it on Grandpa.
Sürücüler geldi. Carter.
Drivers are here. Carter.
Bayan Shepherd geldi.
Ms. Shepherd's here.
Haydi, Grace. Annen geldi.
Come on, Grace. Mummy's home.
Bilmiyorum. Bir kediyi ezdin gibi geldi.
I don't know. Sounds like you ran over a cat.
Cassidy Reid geldi.
Cassidy Reid is here.
Lucy ve nişanlısı geldi.
Lucy and her fiancé are here.
Rob. Herkes geldi.
Rob. Everyone's here.
Results: 41371, Time: 0.0618

Top dictionary queries

Turkish - English