HAVE ALSO in Turkish translation

[hæv 'ɔːlsəʊ]
[hæv 'ɔːlsəʊ]
de
and
too
also
so
's
either
should
have
maybe
same
aynı zamanda
same time
also
da
and
too
also
's
or
either
then
hell
olması için ben de

Examples of using Have also in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have also been pretending. Oui.
Evet. Ben de rol yapıyordum.
This was all Bobo's fault, but you have also been dumb.
Suçlu bobo ama sen de salak gibi davrandın.
I mocked him, because I have also been mocked by someone.
Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.
And I have also decided that I Vijay Jindal.
Ve ben de var karar verdiğini ben Vijay Jindal.
Ankara Middle East Technical University(ODTÜ) students have also organized march.
Ankara ODTÜ öğrencileri de yürüyüş düzenledi. Saat 12.30da boykot çağrısı yaptı.
Say I have also.
Bende de aynı şey olduğunu söyledim.
But we have also known lean times.
Ama zor zamanlarımız da olmuştur.
Recent PGP versions have also supported certificate expiration dates.
PGPnin güncel versiyonu her iki seçeneği de desteklemektedir.
Are you aware of any other criminal activities that have also been ignored?
Haberdar olduğunuz, görmezden gelinen başka suç faaliyetleri de var mı?
most of whom remain until now, but some have also fallen asleep.
beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.
Laundry detergent pods have also been sold in the United States since 2012 when they were introduced by Procter& Gamble as Tide Pods.
Den beri Procter& Gamble tarafından Tide Podlar( Alo deterjanı) olarak tanıtıldıklarında çamaşır deterjanı kapsülü ABDde satıldı.
To think about its consequences. But this new power that we have also brings a responsibility.
Ama sahip olduğumuz bu yeni güç… bizlere sonuçlarını düşünme sorumluluğunu da yükler.
There have also been many complaints about discolored pixels, such as certain groups of pixels on the screen turning green, red, and blue.
Ekrandaki belirli piksel grupları yeşil, kırmızı ve mavi renk gibi renksiz piksellerle ilgili birçok şikayet de olmuştur.
Though the Light made a deal to help the Reach take Earth, they have also sabotaged the Reach's efforts.
Işık, Erişenlerle onlara dünyayı ele geçirmesi için anlaşma yapmış olsa da aynı zamanda Erişenlerin de planlarını sabote ettiler.
I have been doing a bunch of videos about logarithmic scale and we have also-- unfortunately-- had many notable earthquakes this year so I thought I would do a video on the Richter Scale, which is a way to measure- which is a way to measure earthquake magnitudes.
Logaritmik ölçeklerle alakalı bir kaç video yapıyordum ve ne yazık ki bu yıl önemli depremler geçirdik. Ben de Richter Scale üzerine bir video yapayım dedim. Depremlerin büyüklüklerini ölçmek için kullanılan bir ölçüm.
semiconductor detectors are most typical) and scintillation detectors; but other, completely different principles have also been applied, like Čerenkov light and transition radiation.
pırıldama dedektörleridir; fakat diğer yanda, Çerenkov Işınımı-Çerenov Işığı ve geçiş ışınımı gibi tamamen farklı ilkelerle çalışan dedektör çeşitleri de vardır.
The company's managed care model has also been criticized for ethical lapses and limitations.
Şirketin yönetilen bakım modeli de etik gecikmeler ve sınırlamalar nedeniyle eleştirilmiştir.
LIBS has also been called laser spark spectroscopy ISS.
LIBS aynı zamanda lazer kıvılcım spektroskopisi( LSS) olarak da bilinir.
Chris has also been developing some very expensive tastes.
Chris de çok pahalı şeyler alıp duruyor.
This mordant has also been used alone to increase the weight of silk.
Bu mordan aynı zamanda ipeğin ağırlığını arttırmak için de kullanılmıştır.
Results: 52, Time: 0.0586

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish