HER DAD in Turkish translation

[h3ːr dæd]
[h3ːr dæd]
babasini
her dad
his father
babası yanında
ona babası
onun babasıyla
kızın babasını
kız babasını
kızı babasına

Examples of using Her dad in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The girlfriend and her dad, the townspeople said.
Kasabalılara göre sevgilisi ve kızın babası.
You need to call her dad.
Kızın babasını araman gerek.
She called her dad.
Kız babasını aramış.
Buy her Dad a wig, too.
Ona babası da bir peruk satın aldı.
My mom drew a seating chart.- She said she will be with her dad.
Annem oturma listesi hazırladı ve onun babasıyla beraber olacağını söyledi.
Ben called her dad and… It wasn't a lie.
O yalan değildi. Benin onun babasını araması ve.
You know, her dad is one of the managing partners there, so.
Orada yönetici ortaklardan, yani… biliyorsun, onun babası da.
The girlfriend and her dad,{\an2}the townspeople said.
Kasabalılara göre sevgilisi ve kızın babası.
And she begs me to help out her dad.
Kızı! Babasına yardım etmem için yalvardı.
And they find her dad.
Kızın babasını bulur.
She lost her dad.
Kız babasını kaybetti.
I will handle Radhika and you handle her dad.
Ben Radhikayı idare edeceğim, ve sen onun babasını.
I know, honey, but the guy's her dad.
Biliyorum, tatlım ama adam onun babası.
To help out her dad, she begged me.
Kızı! Babasına yardım etmem için yalvardı.
Call her dad.
Kızın babasını arayın.
She called her dad. He called me. I called you.
Kız babasını aramış. Babası beni, bende sizi aradım.
But the guy's her dad. I know, honey.
Biliyorum, tatlım ama adam onun babası.
She begged me to help out her dad.
Kızı! Babasına yardım etmem için yalvardı.
She wishes I was her dad. What did she say?
Ne dedi? Keşke ben onun babası olsaymışım?
Her dad gets really mad at her..
Babası ona çok kötü kızıyormuş.
Results: 205, Time: 0.0415

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish