HIS NEEDS in Turkish translation

[hiz niːdz]
[hiz niːdz]
onun ihtiyaçlarını
ihtiyaçlarını karşılayacağız bana açıkladı ve biz de onun
onun ihtiyaçlarına
onun ihtiyaçları

Examples of using His needs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
offas little miss perfect, self-sacrificing girlfriend, putting his needs ahead of yours.
Fedakar Kız Arkadaş'' olacaksın. Onun ihtiyaçlarını kendininkilerden öncelikli tutuyormuşsun gibi.
What I'm hearing, is you think your husband's more important than you, his needs.
Benim anladığım o ki kocanı ve onun ihtiyaçlarını kendinden önemli görüyorsun.
to share with our fellow man thy bounties… thy infinite goodness… each according to his needs.
ihsanını tüm insanlıkla paylaşmayı öğret… Senin sonsuz iyiliğini… kendi ihtiyaçlarına göre ver.
Whistle Whistler, a garden full of trees, to perform his needs. I say and affirm that if I had I would have left it to my faithful dog.
teyit ediyorum ki… ağaçlarla dolu bir bahçeyi… ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için… sadık köpeğime bırakıyorum.
garden full of trees, I would have left it to my faithful dog to perform his needs.
teyit ediyorum ki ağaçlarla dolu bir bahçeyi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için sadık köpeğime bırakıyorum.
my object” lying in the subconscious of violence imposer. Even though he pretends to see you as an individual, he doesn't, that's why he can call you in the middle of the night if he wants to since he believes you exist to meet his needs.
kişi benim bir uzantım, bir eşyam” algısı var. Sizi ayrı bir birey gibi görüyormuş gibi yapsa da görmüyor ve sizin onun ihtiyaçlarını karşılamak için orada olduğunuzu düşündüğü için canı sizi gece 3te aramak isterse, arar.
Maybe you sensed his need.
Belki onun ihtiyaçlarını hissettin.
It's not about fulfilling his need anymore.
Mesele artık kendi ihtiyacını karşılamak değil.
Jane Chatwin knew his need to make others suffer.
Jane Chatwin onun ihtiyacının diğerlerine acı çektirmek olduğunu biliyordu.
His need is definitive.
Onun ihtiyacı kesin.
Those are his needs.
Bunlar onun ihtiyaçları.
He adapted to his needs.
İhtiyaçları için onu hizmetine almış.
The man who put his needs.
Kendi ihtiyaçlarını seninkilerinin önüne koyan adamla.
Man's desires must overshadow his needs.
İnsanların arzuları, ihtiyaçlarını gölgede bırakmalı.
His needs are evolving, turning violent.
İhtiyaçları giderek şiddete dönüşüyor.
And adapted it to fit his needs.
Ve kendi ihtiyaçlarına uyarlamıştır.
Dad's getting his needs met somehow.
Baba ihtiyaçlarının karşılanmasını bir şekilde sağlıyor.
And then, a man has his needs.
Ve sonra, bir adamın ihtiyaçları vardır.
Remember, protect his interests and serve his needs.
Unutma, çıkarlarını koru. İhtiyaçlarına hizmet et.
Tending to his needs gives my life purpose.
Onun ihtiyaçlarını gidermek bana yaşamak için bir neden veriyordu.
Results: 11278, Time: 0.0485

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish