INTEGRATED in Turkish translation

['intigreitid]
['intigreitid]
entegre
integrate
integration
reintegrated into
tümleşik
integrated
onboard
combinatorial
bütünleşik
integrated
integral
onboard
bütünleşmiş
all
whole
entire
every
birleşik
joint
united
unified
combined
U.S.
integrated
integrated
birleştirilmiş
to merge
together
unite
to join
in conjunction
to be fused with
unity
bütünleşmeyi
all
whole
entire
every
kaynaşmış
commingling
to mingie
to bond
to socialize

Examples of using Integrated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Environmental concerns are becoming increasingly integrated into the forestry and agricultural sectors.
Çevresel konular ormancılık ve tarım sektörleriyle giderek daha da fazla bütünleşmektedir.
As historically integrated in the Scandinavian cultural sphere, Finland
İskandinav kültürü ile geçmişten beri etkileşime geçtiklerinden Finlandiya
There's a little box integrated into the front of the rigging.
Takımın ön tarafına eklenmiş küçük bir kutu var.
You will need to take an oath to be integrated into the regular army.
Düzenli orduya dahil olmanız için yemin etmeniz gerekiyor.
They don't even want to be integrated into American life.
Amerikan hayatına adapte olmak bile istemiyorlar.
A successful fully integrated immigrant.
Tamamen entegre olmuş başarılı bir göçmen.
The first integrated nightclub.
İlk karma gece kulübü.
Listening and integrated skills examination begins now.
Dinleme ve bütüncül yetenek testi şimdi başlıyor.
More integrated actions across policy domains can help in greening the economy.
Farklı politika alanlarını kapsayan, daha bütüncül eylemler, yeşil ekonominin güçlenmesine yardımcı olabilir.
And then integrated them into their culture as a labor class.
Işçi sınıfı olarak entegre ettiler.- ve onları kültürlerine.
The Pahvans… Burnham integrated our technology as ordered.
Teknolojimizi emredildiği gibi entegre etti. Pahvanlar.
The Pahvans… Sir, Specialist Burnham integrated our technology as ordered.
Teknolojimizi emredildiği gibi entegre etti. Pahvanlar.
The commander of the 294th non integrated reconnoitring… At ease.
Entegre olmayan keşif alayının komutanı… 249. Rahat.
Integrated buses are just the beginning.
Ortak otobüsler sadece başlangıç.
Two passive placements and one integrated placement.
İki pasif kullanım ve bir tane entegre edilmiş kullanım.
According to our scans, an estimated 5,000 photons, integrated phaser banks.
Tarayıcılara göre, yaklaşık 5.000 foton dahili fazer kümeleri.
Built-in grinder, integrated water filter.
Öğütücüsü olan, su filtresi entegre edilmiş.
I didn't expect After all, the gem also integrated to a human.
Beklemiyordum Sonuçta, taş bir insana entegre oldu.
Specialist Burnham integrated our technology as ordered.
Teknolojimizi emredildiği gibi entegre etti.
The Pahvans… Burnham integrated our technology as ordered.
Pahvanlar… Anlamıyorum. Teknolojimizi emredildiği gibi entegre etti.
Results: 511, Time: 0.0766

Top dictionary queries

English - Turkish