IS LARGE in Turkish translation

[iz lɑːdʒ]
[iz lɑːdʒ]
büyük
big
great
large
major
huge
grand
massive
giant
vast
high
geniş
wide
large
broad
vast
extensive
big
spacious
widely
ample
expansive
büyüktür
big
great
large
major
huge
grand
massive
giant
vast
high

Examples of using Is large in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That room is large enough to accommodate your friends.
O odanın büyüklüğü arkadaşlarını ağırlaman için…-… yeterli olur sanırım.
Only this gap… is large enough to permit escape.
Yalnızca bu boşluk… kaçışımızı sağlayacak büyüklükte.
The new iPhone is large.
Yeni iPhone büyükmüş.
The head is large and is about one third of the body length.
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.
The cavity is large.
Çok genişler.
I know the Muslim population is large, but as a force, you all seem rudderless.
Müslümanlarin kalabalik, biliyorum, ama bir kuvvet olarak… kilavuzsuz.
Mlord, though the palace is large… there's no room for an animal.
Majesteleri sarayımız ne kadar geniş olsa da bir hayvan için yer yoktur.
Your bear is large.
When the obliquity is large, seasonal changes are more extreme.
Eğiklik büyük olduğunda, mevsimsel değişiklikler daha aşırıdır.
That is large. That is really.
Çok büyük. Bu gerçekten de.
Oh, my God! That is large.
Çok büyük.- Aman Tanrım.
This is large?
Bu, geniş mi?
Is it true? That his thing is large as a horse's?
Şeyi atlarınki kadar büyük müymüş? Doğru muymuş?
That his thing is large as a horse's? Is it true?
Şeyi atlarınki kadar büyük müymüş? Doğru muymuş?
Whatever its name, this ship is large enough to fit many people.
İsmi ne olursa olsun… bu gemi birçok insanı alacak kadar büyük.
The world is large with much to eat.
Dünya çok geniş ve yiyecek çok şey var.
She is large and she is hot.
O kocaman ve seksi.
So we see again, climate change is large.
Tekrar bakıyoruz, iklim değişikliği oldukça geniş.
If that gland is large.
O taraftaki salgı bezi büyümüşse.
The home there is large enough for all of them.
Bina hepsi için yeterince büyük değil.
Results: 130, Time: 0.0521

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish