IT FEELS WRONG in Turkish translation

[it fiːlz rɒŋ]
[it fiːlz rɒŋ]
yanlış geliyor
feels wrong
it seems wrong
sounds wrong
is wrong here
kötü hissediyorum
i feel bad
i feel terrible
i feel awful
i feel badly
i feel horrible
bad feeling
i feel lousy
it feels wrong

Examples of using It feels wrong in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It feels wrong to be followed by a stranger.
Bir yabancı tarafından izleniyor olmak kötü hissettiriyor.
I don't know, it feels wrong.- Because, at the end of the day… paying my debt with illicit gambling winnings.
Bilmiyorum, yanlış geliyor. -Çünkü sonuç olarak… borcumu gayrı meşru kumar parasıyla ödemek.
Because, at the end of the day… paying my debt with illicit gambling winnings… I don't know, it feels wrong.
Bilmiyorum, yanlış geliyor. -Çünkü sonuç olarak… borcumu gayrı meşru kumar parasıyla ödemek.
Or even when, but you made such a romantic gesture that it--it feels wrong not to tell you about it.
Ne zaman söylesem de bilemedim. Ama çok romantik bir jest yaptın. O yüzden sana söylemediğim için kötü hissediyorum.
paying my debt with illicit gambling winnings… I don't know. It feels wrong.
yollardan kazanılmış kumar parasıyla ödemek bilemiyorum, bana yanlış geliyor.
It feels wrong to be so completely, blissfully happy when everyone I care about is going through hell.
Umrumda olan herkes cehennemi yaşıyorken tamamen mutlu olmak çok yanlış hissettiriyor.
When everyone I care about is going through hell. It feels wrong to be so completely, blissfully happy.
Umrumda olan herkes cehennemi yaşıyorken tamamen mutlu olmak çok yanlış hissettiriyor.
It felt wrong.
Sadece yanlış olduğunu hissetmiş.
It felt wrong.
Bir terslik olduğunu hissettim.
I don't know, it felt wrong.
Bir terslik olduğunu hissettim.
It felt wrong from the start.
Baştan kötü hissettirdi.
Yes, this whole time I was off making out with that girl and all of a sudden it felt wrong.
Evet bütün zamanı o kızla yiyişerek geçiriyordum ve aniden bunun yanlış olduğunu hissettim.
It feels wrong.
Bana yanlış geliyor.
It feels wrong.
Bu bana yanlış geliyor.
It feels wrong.
Kötü hissettiriyor.
It feels wrong to run away.
Kaçmak yanlış geliyor.
It feels wrong, doesn't it?.
Bu sana yanlış geliyor, değil mi?
Yes, but it feels wrong.
Evet ama doğru değil bu.
I don't know. It feels wrong.
Bilmiyorum. Yanlış bir şey gibi.
It won't be fine. It feels wrong.
Emin değilim, bu durum bana yanlış geliyor.
Results: 1938, Time: 0.0562

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish