KAY in Turkish translation

[kei]
[kei]
tamam
okay
all right
OK
fine
kayi
kay
kaye
kay
kay
cream
skating
skiing
sliding
curd
kayın
beech
kay's
move
brother-in-law
kayden
kay

Examples of using Kay in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aren't you supposed to be the expert on what Kay wants?
Kayin istekleri konusunda uzman olman gerekmiyor muydu?
I am talking about Kay, Ellie.
Kayden bahsediyorum, Ellie. Kayden.
Zyrtec, you got a trick you wanna show me? Kay.
Zyrtec, bana göstermek istediğin bir numaran var mı? Tamam.
You don't give Kay a chance.
Kaye bir şans bile vermiyorsun.
And when I told her kay had stopped therapy, She started asking about setting up an intervention.
Kayın terapiyi bıraktığını söylediğimde müdahale toplantısı düzenlemeyi sormaya başladı.
So I headed back to Flint for further guidance from GM lobbyist Tom Kay.
Ben de Flinte dönüp GM lobi sorumlusu Tom Kayden biraz destek aldım.
Linear inequalities? Kay. Do you understand solving and graphing.
Doğrusal eşitsizlikleri grafiğe döküp- Tamam.
I didn't have a class today, so I phoned Kay from Princeton.
Bugün dersim yoktu, ben de Princetondan Kayi aradım… Vakıa tarihi araştırması yapıyordum.
I know that. Now you tell me who Kay was seeing.
Bunu biliyorum. Bana Kayin kiminle görüştüğünü söyle.
Vincent, aren't you going to say hello to your cousin Kay?
Vincent, kuzenin Kaye merhaba demeyecek misin?
I didn't even know kay had a bike.
Kayın bisikleti olduğunu bile bilmiyordum.
Kay. Uh, Mom, can you give me 0.02 yen?
Anne, iki yen versene. Tamam.
You should ask Kay.
Kaye sormalısın.
Years ago, the police were called to your house Because kay had a broken cheekbone.
Yıl önce Kayın elmacık kemiği kırıldığından dolayı evinize polis çağırılmış.
Now it's a matter of convincing the rest of my people. Kay.
Şimdi sorun halkımın kalanını ikna etmek. Tamam.
Did you tell Kay?
Kaye söyledin mi?
Kay, we have to do a four compartment fasciotomy. Yeah.
Dört kompartımanlı fasiyotomi yapmamız gerek. Tamam.- Evet.
I want you to tell kay who i am. hey, bernzy.
Hey, Bernzy, Kaye kim olduğumu söylemeni istiyorum.
Do you mind if I just stretch it out over here? O… kay.
Burayı sadece biraz esnetebilirsem bir sakıncası olur mu? Tamam.
You have told Kay?
Kaye söyledin mi?
Results: 2171, Time: 0.2095

Top dictionary queries

English - Turkish