LABOUR in Turkish translation

['leibər]
['leibər]
emek
labour
labor
work
effort
hard
put
with toil
işçi
worker
labor
employee
labour
employment
work
workman
job
business
work
thing
done
got
employment
stuff
işçilik
labor
labour
work
craftsmanship
workmanship
i̇şçi
worker
labor
employee
labour
employment
work
workman
çalışma
work
study
try
practice
workin
attempt
run
operating
i̇ş
job
business
work
thing
done
got
employment
stuff
işçiler
worker
labor
employee
labour
employment
work
workman
işçilerle
worker
labor
employee
labour
employment
work
workman
çalıştırma
work
study
try
practice
workin
attempt
run
operating
emeği
labour
labor
work
effort
hard
put
with toil
çalışmaya
work
study
try
practice
workin
attempt
run
operating
i̇şgücü
işçiliği
labor
labour
work
craftsmanship
workmanship
emeğin
labour
labor
work
effort
hard
put
with toil
emeklerini
labour
labor
work
effort
hard
put
with toil
çalışmak
work
study
try
practice
workin
attempt
run
operating
işgücüne
i̇şçilik
labor
labour
work
craftsmanship
workmanship
işler
job
business
work
thing
done
got
employment
stuff
işçiliğin
labor
labour
work
craftsmanship
workmanship
doğum sancıları

Examples of using Labour in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hungarian men and women were taken for forced labour.
Erkek ve kadın Macar zorla çalıştırma için alındı.
We will be able to create a system of professional education oriented to the labour market.
İşgücü piyasasına güdümlü bir mesleki eğitim sistemi oluşturabilecek hale geleceğiz.
In the first clause it says that Italy is a democratic republic founded on labour.
İtalya, çalışmaya dayalı demokratik bir cumhuriyettir. İlk madde der ki.
Labour market subsidy is granted and paid by Kela.
İş piyasası desteği Halk Emeklilik Kurumu Kela tarafından verilir ve ödenir.
Child labour below the age of 10 is now rare.
Artık 10 yaşın altındaki çocuk emeği nadir karşılaşılan bir durumdur.
They bring in slave labour every morning.
Her sabah esir işçiler getiriyorlar.
Read more on the InfoFinland page Human trafficking and forced labour.
Konu hakkında daha fazla bilgi için InfoFinlandın İnsan ticareti ve zorunlu çalıştırma sayfasını okuyun.
Labour costs?
İşgücü maliyeti?
Child labour in Brazil is a serious social problem.
Brezilyada çocuk işçiliği ciddi bir sosyal sorundur.
What do you think founded on labour" means?
Sizce'' çalışmaya dayalı'' ne anlama geliyor?
Labour market subsidy is a means-tested benefit.
İş piyasası desteği, gereksinim değerlendirmesine bağlıdır.
That is my intention. Human labour and Zygon technology.
Niyetim bu. İnsan emeği ve Zygon teknolojisi.
If it isn't fed. Even slave labour will revolt.
Isyan çıkarabilirdi. Köle işçiler bile beslenemezlerse.
What does class, saving labour mean?
Ne demek sınıf? Emeğin kurtuluşu ne demek?
Albania Seeks Professional Labour Market.
Arnavutluk Profesyonel İşgücü Piyasası Arıyor.
Child labour in India is a complex problem that is rooted in poverty.
Hindistanda çocuk işçiliği temelde yoksulluğa dayanan karmaşık bir sorundur.
Labour market subsidyFinnish Swedish English.
İş piyasası desteğiFince İsveççe İngilizce.
A developing nation… The source of cheap labour.
Ucuz emeğin kaynağı. Gelişmekte olan bir ulus.
To increase the wages. just because they withdrew their labour Threw'em out of their homes.
Ücretlerini artırmak için emeklerini geri çeken bu insanları evlerinden attılar.
But they're playing today, Labour Day.
Ama onlar bugün oynuyorlar. İş gününde.
Results: 879, Time: 0.0734

Top dictionary queries

English - Turkish