LEAKS in Turkish translation

[liːks]
[liːks]
sızıntı
leak
spill
breach
leakage
seepage
ooze
sızdırıyor
to infiltrate
to hack
sneak
pass out
ooze
to penetrate
kaçak
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
sızan bilgiler
su akıtıyor
leaking
sızıntılar
leak
spill
breach
leakage
seepage
ooze
sızıntıları
leak
spill
breach
leakage
seepage
ooze
sızıntısı
leak
spill
breach
leakage
seepage
ooze
sızdırır
to infiltrate
to hack
sneak
pass out
ooze
to penetrate
kaçaklara
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
sızmadan
to infiltrate
to hack
sneak
pass out
ooze
to penetrate
sızmalara
to infiltrate
to hack
sneak
pass out
ooze
to penetrate
kaçağından
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
kaçakları
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
sızdırmaktadır
leaking

Examples of using Leaks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We have got several small radiation sources, but no leaks.
Sızıntılar ciddi değil. Birkaç küçük radyasyon kaynağı var.
My face leaks.
Suratım sızdırıyor.
Close the doors there are leaks! There are leaks!
Kapıları kapatın, kaçak var. Kaçak var!
Has suffered leaks over the last few months. Navy counterterrorism intel.
Donanma Terörle Mücadele istihbaratında… son birkaç aydır sızıntı oluyordu.
We have got plasma leaks all over the ship the conduits must be tesseracting.
Geminin her yanında plazma sızıntısı var. Kanallar küpün etkisinde olmalı.
In gas utilities, engineers who are dispatched to investigate and repair suspected leaks.
Gaz idarelerinde, şüpheli sızıntıları soruşturma ve tamir etmek üzere sevkedilmiş mühendisler.
The roof leaks.
Çatı sızdırıyor.
Over the last few months. Navy counterterrorism intel has suffered leaks.
Donanma Terörle Mücadele istihbaratında… son birkaç aydır sızıntı oluyordu.
Plasma leaks are under control,
Plazma sızıntısı kontrol altında.
The gas leaks, they're nothing compared to what could happen.
Gaz sızıntıları olacaklar karşısında hiçbir şey.
That water pipe leaks.
Şu su borusu sızdırır.
And every storm, this roof leaks, no matter how many fronds I add.
Ne kadar eğrelti otu eklersem ekleyeyim bu çatı her fırtınada sızdırıyor.
I'm surprised you're willing to set foot in our lab with all the information leaks around here.
Bu kadar bilgi sızıntısı varken laboratuvarımıza adımını atmana şaşırdım.
You know, radiation leaks, biochemical contamination,
Biliyorsun ki, radyasyon sızıntıları, biyokimyasal kirlenme,
It's solid. But the opa leaks like a sieve.
Hat sağlam fakat DGİ bir süzgeç gibi sızdırır.
the sky leaks.
gökyüzü sızdırıyor.
I, uh tore up some rags to see if I could stop the leaks.
Ben sızıntıları kesebilmek için biraz çaput yırttım.
The birds will die first if there are any poisonous gas leaks in the mines.
Eğer zehirli gaz sızıntısı varsa, kuşlar hemen ölüyor.
Job now is finding who's responsible before anything leaks.
Şimdi iş, bir şey sızmadan önce sorumlusunun kim olduğunu bulmak.
Your shower leaks.
Duşun sızdırıyor.
Results: 462, Time: 0.0624

Top dictionary queries

English - Turkish