LEASES in Turkish translation

['liːsiz]
['liːsiz]
kiralama
to hire
rent
to lease
to rent
to charter
rental
leasing
kira kontratlarını
kira sözleşmeleri
kiralamaları
to hire
rent
to lease
to rent
to charter
rental
leasing
magnetanın

Examples of using Leases in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Long-term leases on the Maserati and RS6.
Uzun süre kiralanmış bir Maserati ve RS6.
I could purchase those leases.
Bu sözleşmeleri ben satın alabilirim.
When the leases on the smaller shops expire, you can refuse to renew them.
Küçük dükkanların sözleşmeleri bitince yenileme yapmayı reddedersin.
Once you have bought those leases, you have nothing to fear.
O sözleşmeleri elde ettiğin an korkacak hiçbir şeyin yok.
He's been assisting the Italian oil conglomerate O.C.U. And coercing oil leases.
İtalyan petrol holdigi O.C. Uya danışmanlık yapıyordu ve, petrol kontratlarını baskı altında tutuyordu.
Over 300 square-miles. You got 13 leases.
Milkarelik 13 kontratınız var.
Elderly homeowner leases out the guesthouse to a guy.
Yaşlı ev sahibi bir adam misafirhane dışarı kiralar.
Let me make an assurance that no leases will be given to any mining companies, without the consent of the Bangwato themselves.
Bangwatonun izni olmadan herhangi bir maden şirketine hiçbir kiralama yapılmayacağını garanti ediyorum.
Listen, Yuri, you bought those oil leases with $20 million in stolen CIA seed money.
Dinle Yuri, o petrol kira kontratlarını CIAin çalıntı 20 milyon dolar sermayesiyle satın aldın.
Maybe if we cross-reference phone records, leases… No, this has got Shaw's name written all over it.
Hayır, Shawın yöntemi bu değil. Telefon kayıtlarını kira kontratlarını çapraz karşılaştırmaya yoluna gidersek.
If I have to frack Southfork to get those arctic leases, I will frack it dry!
Kutuplardaki kiralamaları almak için Southforka sondaj vurmam gerekiyorsa o sondajı vuracağım!
IBM's leases are short and expensive.
IBMin kiralamaları kısa ve pahalıdır.
Because they're always replacing the equipment IBM's leases are short and expensive with the newest model.
Çünkü ekipmanı daima en yeni modellerle değiştirirler. IBMin kiralamaları kısa ve pahalıdır.
With the newest model. because they're always replacing the equipment IBM's leases are short and expensive.
Çünkü ekipmanı daima en yeni modellerle değiştirirler. IBMin kiralamaları kısa ve pahalıdır.
Braddock University leases the garage from Illinois Trust, and is thus entrusted to patrol it.
Braddock Üniversitesi garajı Illinois Trustdan kiralıyor, bu nedenle devriye için emanet edilmiş.
no loans, no leases, no bank accounts, no job.
ne kira kontratı, ne banka hesabı ne de işi var.
Maybe if we cross-reference phone records, leases… No, this has got Shaw's name written all over it.
Belki arama kayıtlarıyla, kira sözleşmeleriyle eşleştirebilirsek onu… Hayır, bu tam Shawın işi gibi.
Your company Galea Shipping leases a Chevy Malibu that may have been photographed near the scene of a crime.
Galea nakliyat şirketinizin kiraladığı Chevy Malibu bir suç mahalinin yakınında görüntülendi.
I need twenty letters of intent from businesses to prove to the bank that these leases will get signed.
Işletmelerden 20 tane niyet mektubuna ihtiyacım var. Bankaya bu kira kontratlarının imzalanacağını kanıtlamak için.
To prove to the bank that these leases will get signed. I need twenty letters of intent from businesses.
Işletmelerden 20 tane niyet mektubuna ihtiyacım var. Bankaya bu kira kontratlarının imzalanacağını kanıtlamak için.
Results: 69, Time: 0.0681

Top dictionary queries

English - Turkish