LIKEABLE in Turkish translation

['laikəbl]
['laikəbl]
sempatik
sympathetic
likeable
nice
likable
outgoing
simpatico
congenial
sympathy
sympathetically
semipsychic
sevimli
cute
lovely
pretty
adorable
sweet
nice
lovable
cuddly
little
loveable
hoş biri
nice
cute
likeable
a very likable person
a very nice fellow
he's sweet
a pleasant person
's charming
someone prettier
sevilebilir
lovable
likable
likeable
loveable
well
sevimliyim
cute
lovely
pretty
adorable
sweet
nice
lovable
cuddly
little
loveable

Examples of using Likeable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
winning doesn't make you likeable.
ama kazanmak seni sempatik yapmaz.
So that means you don't think I'm likeable outside our relationship?
Yani ilişkimizin dışında ben hoşlanılacak birisi değil miyim?
You're very likeable.
They're very lickable… very likeable.
Çok yal… çok sempatikler.
Very likeable person too.
Çok sevilesi birisi aynı zamanda.
Well… He wasn't very likeable.
Pek sevilecek biri değildi.
There's something likeable about that.
Bu konuda cana yakın bir şeyler var.
Since we don't have that, I just went for someone likeable.
Böyle birisi olmadığı için sadece sevimli, sempatik birinin yanına gittim.
She wasn't likeable, yet I liked her.
Sempatik biri değildi, gene de ondan hoşlanmıştım.
Likeable but a little on the loony side.
Hoş ama biraz kaçık bir tarafı var.
I need to change who I am to someone more likeable.
Daha sevilir biri olmak için… olduğum kişiyi değişmem gerekiyor.
I understand, I need to change who I am to someone more likeable.
Daha sevilir biri olmak için… olduğum kişiyi değişmem gerekiyor. Anladım.
He's… very likeable.
Çok hoş biri aslında.
Very likeable.
Çok hoş biri aslında.
He's a very likeable guy.
Çok tatlı biridir.
There's no getting around the fact you're a real likeable guy.
Hoş bir adam olduğun gerçeğini hiçbir şey değiştiremez.
I find him very likeable.
Kendisini çok hoş buluyorum.
They find me extremely likeable.
Beni oldukça sevecen buluyorlar.
Amy to be likeable.
Amyyi önce bir sevsin.
You're so much more likeable here in Storybrooke.
Storybrookeda çok daha sevilesi birisin.
Results: 76, Time: 0.0505

Top dictionary queries

English - Turkish