MAKES IT EASIER in Turkish translation

[meiks it 'iːziər]
[meiks it 'iːziər]
kolaylaştırıyor
easy
easily
simple
daha kolay
more easily
easy
so much easier
it makes it easier
more readily
kolaylaştırır
easy
easily
simple
kolay
easy
easily
simple
kolaylaşıyor
easy
easily
simple

Examples of using Makes it easier in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You wanna take up and under. Makes it easier.
Tutup yukarı kaldırır ve altından tutarsan daha kolay olur.
This makes it easier to enjoy the memories.
Böylece anıların keyfini çıkarmak daha kolay olur.
Makes it easier to maintain a healthy distance.
Araya sağlıklı mesafe koymak daha kolay oluyor.
the weight underneath makes it easier.
ağırlık altında daha kolay oluyor.
Believe me, it makes it easier.
İnan bana, bu daha kolay.
Tie it to your bicycle, makes it easier to run. And that drum.
Bidonu da… bisikletine bağla ki daha kolay kaçabilesin.
Makes it easier to work underground, thinking there's a view.
Yeraltında çalışmayı kolaylaştırmış. Bir manzara olması.
Makes it easier to identify the symptoms.
Semptomları tespit etmeyi daha kolaylaştırıyor.
Makes it easier for Neela to clamp the right hilum.
Neelanın sağ hiluma pens takması kolaylaşacak.
Whupping you makes it easier for him to fight me.
Sizi bozguna uğratması, onun benimle mücadele etmesini kolaylaştıracak.
Most of our cast has record deals… So that makes it easier for us.
Oyuncularımızın çoğunun albüm anlaşması vardı, bu da bizim için işleri çok kolaylaştırdı.
I can chew and swallow, if that makes it easier?
Eğer senin için daha kolay olacaksa çiğneyip yutabilirim?
I say, that makes it easier.
Çok kolay oldu diyebilirim.
The increased sweetness makes it easier for my body to absorb it naturally.
Bu hoş tat içmeyi kolaylaştırdı. Kahvenin kolayca vücudum tarafından emilmesini sağladı.
Makes it easier that way.
Bunu yapmanın kolay yolu bu..
Maybe that makes it easier.
Belki bu daha da kolaylaştırıyordur.
Makes it easier on all of us.
That means it has a folding stock, which makes it easier to jump with.
Yani atlarken kolaylık sağlaması için katlanabilir kabzası var.
That makes it easier.
Bu onu kolaylaştırır.
That makes it easier, then.
Bu kararımı daha kolaylaştırır o zaman.
Results: 80, Time: 0.0429

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish