MARRYING HIM in Turkish translation

['mæriiŋ him]
['mæriiŋ him]
onunla evleniyor
that house
that home
that apartment
that place
onunla evlendiğimi
onunla evlenmen
onunla evlendiğin
onunla evleneceğim
that house
that home
that apartment
that place
onunla -peki neden evlendiğin

Examples of using Marrying him in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're the one marrying him.
Onunla evlenecek olan sensin nihayetinde.
No, there is nothing to prevent you from welcoming him back, from marrying him.
Hayır, onu affetmeni, onunla evlenmeni engelleyecek hiçbir şey yok.
You're the one who told Regina about marrying him in the first place.
Reginaya ilk başta onunla evlenmesi bahsini açan sendin.
And after marrying him… I could have told my friends My name is Khan.
Onunla evlendikten sonra arkadaşlarıma da Benim adım Khan derim.
About marrying him.
Onunla evlenmek hakkında.
I never imagined myself marrying him.
Hiç onla evlendiğimi hayal etmedim.
Me marrying him just saved you a whole lot of pain.
Ben onunla evlenerek seni acı çekmekten kurtardım.
I'm not marrying him.
Onunla evlenen ben değilim.
Marrying him will bring peace to my planet.
Onunla evlenmek gezegenime barış getirecek.
You still have time to run away and avoid the mistake of marrying him.
Kaçıp onunla evlenme hatasına düşmemek için hâlâ vaktin var.
When I was a little kid, I fantasized about marrying him.
Küçükken hep, büyüyünce onunla evleneceğimi filan hayal ederdim.
Marrying him was the biggest mistake of my life.
Onunla evlenmek hayatımın en büyük hatasıydı.
What a waste marrying him.
Onunla evlenmekle çok yazık etmişsin.
I know Vicky regretted marrying him.
Vicky, onunla evlendiğine pişmandı.
So how come Alice is marrying him?
Alice nasıI oluyor da onunlar evleniyor?
Certainly no reason to go to a headshrinker for help and end up marrying him.
Deli doktoruna yardım almak için gidip de onunla evlenmeyeyse hiç lüzum yok.
Anyhow, I'm against Setsuko marrying him.
Sonuç olarak, Setsukonun onunla evlenmesine karşı çıkıyorum.
I never imagined myself marrying him Of course not.
Tabiki hayır. Hiç onla evlendiğimi hayal etmedim.
No, there is nothing to prevent you from welcoming him back… from marrying him.
Hiç bir şey yok. Hayır, onunla evlenmenizi engelleyecek.
Marrying him?
Onunla evlenmeyi mi?
Results: 87, Time: 0.0506

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish