MAY ALSO in Turkish translation

[mei 'ɔːlsəʊ]
[mei 'ɔːlsəʊ]
de olabilir
maybe
it could also
it could be
it might
it could have
perhaps
it may have
might as well
may also
possibly
da olabilir
or it could
could be
can also
or maybe
or something
or it might
is also possible
ayrıca gözaltına alınan amerikalı muhabir leon westin serbest bırakılmasını da sağlayabileceği

Examples of using May also in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Additional in-game items may also be purchased with real currency.
Bahisler gerçek para ile oynanabileceği gibi, oyun içi eşyalar üzerine de yapılabilir.
Equinophobia may also be triggered by a fall from a horse.
Equinofobi atın üzerinden düşme ile de oluşabilir.
Your child may also attend a school that is specialised in a certain subject.
Çocuk, belli bir konuda uzmanlaşmış bir okula da gidebilir.
The dwelling may also have hidden defects.
Konutta gizli kusurlar da bulunabilir.
and tertiary, and may also occur congenitally.
dahası ırsi de olabilir.
usually follows a bladder infection but may also result from a blood-borne infection.
takiben ortaya çıkar fakat bir kandan geçen enfeksiyon kaynaklı da olabilir.
and tertiary, and may also occur congenitally.
dahası ırsi de olabilir.
Reporter: It's believed President Meyer may also secure the release of detained American reporter Leon West.
Başkan Meyerın ayrıca gözaltına alınan Amerikalı muhabir Leon Westin… serbest bırakılmasını da sağlayabileceği düşünülüyor.
According to the computer studies, this same process may also occur around other stars that acquire planets.
Bilgisayar çalışmalarına göre, aynı süreç gezegen edinmiş başka yıldızların etrafında da olabilir.
Who are flexing a bit of muscle. within the Krill power structure But we suspect there may also be progressive elements.
Ama Krill güç yapısının kaslarını göstermek… için yaptığı yenilikçi elementler de olabilir.
Of detained American reporter Leon West. It's believed President Meyer may also secure the release.
Başkan Meyerın ayrıca gözaltına alınan Amerikalı muhabir Leon Westin… serbest bırakılmasını da sağlayabileceği düşünülüyor.
Within the Krill power structure who are flexing a bit of muscle. But we suspect there may also be progressive elements.
Ama Krill güç yapısının kaslarını göstermek… için yaptığı yenilikçi elementler de olabilir.
I know… he calms you down, he listens, but he may also talk about what you tell him.
Biliyorum… Seni sakinleştiriyor, dinliyor, Ancak kendisine söylediklerini birilerine anlatıyor da olabilir.
It's believed President Meyer may also secure the release of detained American reporter Leon West.
Başkan Meyerın ayrıca gözaltına alınan Amerikalı muhabir Leon Westin… serbest bırakılmasını da sağlayabileceği düşünülüyor.
We believe this unsub may also be a woman and that she's on a mission to punish those she's deemed responsible for the death of James linwood.
Şüphelinin kadın da olabileceğini ve James Linwoodun ölümünden sorumlu tuttuğu kişileri cezalandırdığını sanıyoruz.
There may also be a county fire department
Ayrıca, bazı countylerde itfaiye ve polis daireleri bulunur,
Some may also have served as socio-political protests veiled as assimilation to white American culture.
Bazılarında örtülü de olsa Amerikan kültürü karşısında yaşanan asimilasyonun protesto edildiği sosyo-politik mesajlar bulunur.
But I also know that… this, the worst that could happen to us, may also be the best that's ever happened to us, Marina.
BaSımıza gelen en iyi Sey de olabilir Marina. Ama Sunu da biliyorum… baSımıza gelen bu en kötü Sey.
By that, Boeing means that there may also have been other problems, but that an accident could have been avoided if the crew had done their job correctly.
Onunla, Boeing diğer sorunların da olabileceği, ama mürettabat işini doğru şekilde yaparsa bir kazadan kaçınılabileceği anlamına gelir.
We believe this unsub may also be a woman for the death of James Linwood. and that she's on a mission to punish those she's deemed responsible.
Şüphelinin kadın da olabileceğini… ve James Linwoodun ölümünden sorumlu tuttuğu kişileri cezalandırdığını sanıyoruz.
Results: 65, Time: 0.0607

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish