MONARCH in Turkish translation

['mɒnək]
['mɒnək]
monarch
hükümdar
king
ruler
sovereign
dominar
monarch
regent
regnant
rule
emperor
reigned
kral
king
royal
monark
monarch
monarşi
monarchy
kraliyet
royal
crown
imperial
kingdom
bir monarch
monarch
hükümdarı
king
ruler
sovereign
dominar
monarch
regent
regnant
rule
emperor
reigned
kralın
king
royal
hükümdarın
king
ruler
sovereign
dominar
monarch
regent
regnant
rule
emperor
reigned
kralıma
king
royal
krala
king
royal

Examples of using Monarch in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Green Monarch.
Yeşil bir Monarch.
Most Mighty and Most Excellent Monarch.
En Muhteşem Kral.
It's not fit for a dog, let alone a monarch.
Burası bir köpek için uygun değil, kaldı ki kraliyet için olsun.
I am an apprentice monarch.
Kralın çırağıyım. Öyleyim.
A monarch and, uh, sole queen regnant of the kingdom of Hawaii.
Hawaii Krallığının hükümdarı… ve tahttaki kraliçesi, majestleri.
Monarch butterflies aren't even in season.
Monark kelebeklerinin mevsimi bile değil.
The monarchy, yes. Not the monarch.
Kral, değil. Kraliyet, evet.
The monarch is supposed to attend the funeral.
Hükümdarın cenaze törenine katılması gerekiyor.
An apprentice monarch.
Kralın çırağı.
Friends jailed for criticizing the monarch, massive food shortages.
Dostlar hükümdarı eleştirdikleri için hapse atıldı, büyük yiyecek sıkıntıları.
That's why I bought the Monarch Diamond.
İşte bu yüzden'' Monark'' Elmasını aldım.
It will be my task to set it to the finest music… ever offered a monarch.
Eşsiz güzellikte bir müziği Kralıma sunmak… benim görevim.
Your monarch won't be crowned, Joe.
Kralın taç takamayacak Joe.
Monarch of the Golden Land of Punt of song and legend.
Şarkı ve efsanelerde bahsedilen Altın Diyarı Puntun hükümdarı.
From now on, every monarch can choose the religion in his state.
Şu andan itibaren her monark kendi dinini seçebilir.
I will be my task to set it to the finest music ever offered a monarch.
Krala sunulacak en güzel müziği hazırlamak benim görevim.
His father is the most powerful, most pious monarch in the world.
Babası dünyanın en güçlü en dindar hükümdarı.
I am an apprentice monarch.
Öyleyim. Kralın çırağıyım.
I will set it to the finest music ever offered a monarch.
Eşsiz güzellikte bir müziği kralıma sunmak benim görevim.
I am an apprentice monarch. Still learning my trade.
Hâlâ mesleğimi öğreniyorum. Kralın çırağı.
Results: 328, Time: 0.0901

Top dictionary queries

English - Turkish