MY FRIEND HERE in Turkish translation

[mai frend hiər]
[mai frend hiər]
buradaki dostum
buradaki arkadaşımın
burada arkadaşım
buradaki arkadaşıma
yanımdaki arkadaşım
ben onu sıkı sıkı tutarım siz de bu esnada yanımdaki arkadaşıma

Examples of using My friend here in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I just wanted to show my friend here some of the finer things in life.
Sadece arkadaşıma buradaki nefis parçaları göstermek istemiştim.
My friend here is not only a pianist, but also a composer.
Arkadaşım burada sadece bir piyanist değil fakat aynı zamanda bir besteci de.
My friend here has an appointment at 10:30.
Saat 10:30da randevusu olan arkadaşım burda.
I would like a dirty martini, extra olives, and my friend here will have a vodka tonic.
Fazladan zeytinli martini istiyorum, ve buradaki arkadaşımda votkatonik alacak.
Yes. Yes. My friend here was just telling a littlejoke.
Evet. sadece küçük bir şaka olduğunu söyleyen arkadaşım burada.
My friend here is an amateur collector.
Şuradaki arkadaşım amatör bir koleksiyoncudur.
I should leave my friend here?
Arkadaşımı burada mı bırakayım?
It's not just my friend here who needs to know.
Burada Şerifin belgelerini nerede tuttuğunu… bilmesi gereken sadece arkadaşım değil.
You tailing my friend here?
Buradaki dostumu mu takip ediyorsun?
Doc, a drink for me and my friend here.
Doktor, bana ve yanımdaki dostuma birer içki.
Well, I would love a couple of beers and my friend here will have a tall glass of milk.
Pekala, ben bira alabilirim ve buradaki arkadaşım da büyük bir bardak süt.
You will lead your troops into battle against the Germans, or my friend here will kill you,
Askerlerini Almanlara karşı savaşa süreceksin ya da buradaki arkadaşım seni öldürür.
I-i would have taken your money and given it to a worthy cause, But my friend here is a moralist of childish simplicity.
Paranı alıp, bir hayır için kullanırdım ama yanımdaki arkadaşım, çocuksu sadeliğin ahlak bekçisi.
Sir, they have paid the debt, my friend here fed you for two years,
Bayım, borçları ödediler. Buradaki arkadaşım sizi 2 yıl boyunca besledi
While you pour my friend here a Jack and Coke I will hold her very tight
Bu yüzden hiç endişelenmeyin ben onu sıkı sıkı tutarım… siz de bu esnada yanımdaki arkadaşıma kolalı bir Jack koyarsınız…
Because my friend here is a cheap whore.-
Çünkü buradaki arkadaşım ucuz bir fahişe
While you pour my friend here a Jack and Coke and get me another one,
Bu yüzden hiç endişelenmeyin ben onu sıkı sıkı tutarım… siz de bu esnada yanımdaki arkadaşıma kolalı bir Jack koyarsınız…
My friend here says there's a dance club down the street that's supposed to be great.
Burada arkadaşım olduğunu söylüyor büyük olması gerekiyor caddede bir dans kulübü.
And after two years, he hasn't received his money yet. Sir, debts must be paid, my friend here fed you for two years.
Buradaki arkadaşım sizi 2 yıl boyunca besledi… ve 2 yıl geçmesine rağmen kendi payını henüz alamadı.
But my friend here tells me that while we are eating… I don't know how much the rest of you ladies know about what's going on.
Ama biz burada yemek yerken, buradaki arkadaşım… yaklaşık 100 milyon çocuğun açlıktan öldüğünü söylüyor. Bayanlar, ne kadarınızın neler döndüğünü bildiğinizi bilmiyorum.
Results: 104, Time: 0.0475

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish