NIBBLE in Turkish translation

['nibl]
['nibl]
kemir
gnawing
chew
is a nibble
bir ısırık
a bite
a nibble
dişleme

Examples of using Nibble in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nibble my ear.
Kulağımı em.
Looks like you got a nibble!
Görünüşe göre bir balık yakaladın!
Nibble my ear. For luck.
Şans için. Kulağımı em.
Is that you? Nibble my ear.
Sen misin? Kulağımı em.
Take a nibble?
Bir ısırık almaz mıydınız?
We served up two soldiers in a shopping cart, not even a nibble.
Bir alışveriş arabasında iki askere hizmet ettik. bir parça bile değil.
That is exactly the way I feel about it. the auditory nerve nibble… But if that's the way you feel about it… The tympanic tickle, the eustachian tube rub.
Kulak zarı gıdıklama, östaki borusu okşama, Aynen öyle düşünüyorum. işitme sinirini dişleme… Ama öyle düşünüyorsan.
Well, if he and his lunch mates ate more than a nibble of that foie gras,
Yemek arkadaşlarıyla birlikte o ördek ciğerinden bir ısırıktan fazla yemişse kısa zamanda onları
I told you I don't want anything more violent in my bar than an occasional love nibble.
Size, ara sıra olan sevgi ısırmalarından başka barımda daha fazla şiddet istemediğimi söylemiştim.
Nibble mode is another variant in which four sequential locations within the row can be accessed with four consecutive pulses of CAS.
Nibble modunda ise bir sıra içindeki ardışık 4 konuma birden ulaşılabilinmektedir.
So you can fit Oprah into your busy schedule of loaf, nibble, snore watch, castrate husband loaf, loaf, snore.
Oprahı kendi tarifene uydurabilirsin. aylaklık, otlanma, horlama izleme, kocayı hadım etme aylaklık, aylaklık, horlama.
maybe you have time to take a nibble on this?
ama belki bundan bir ısırık almak istersin?
what exactly do you plan to do, nibble croissants and jet around the world for the next fifty years?
yapmayı planlıyorsun, kruvasan kemirip gelecek 50 yılda dünyayı dolaşmayı mı?
He didn't say touch it once in a while or take a nibble when you're hungry.
Ara sıra dokunun'' ya da'' açsanız bir ısırık alın'' değil.
A guy name Nibbles is coming to your aid.
Nibbles adında bir adam yardımına geliyor.
Nibbles… I still have so many questions.
Nibbles… hala bir çok sorum var.
Yeah, I let them take little nibbles.
Evet, ufak ısırık almalarına izin veriyorum.
Nibbles and the women from the crash, said I was chosen.
Nibbles ve kazadaki kadın bana Seçilmiş kişi olduğumu söylediler.
Nibbles runs out, but accidentally wakes Tom.
Nibbles bir balta alır ve yeni uyanmış Toma fırlatır.
Nibbles lights the firework,
Nibbles fişeğin barutunu boşaltır,
Results: 45, Time: 0.0535

Top dictionary queries

English - Turkish