OLD ENEMY in Turkish translation

[əʊld 'enəmi]
[əʊld 'enəmi]
eski bir düşman
old enemy
ancient enemy
an old foe
eski bir düşmanı
old enemy
ancient enemy
an old foe
eski bir düşmanım
old enemy
ancient enemy
an old foe

Examples of using Old enemy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
An old enemy of yours.
Senin eski bir düşmanın.
Nothing like a new enemy or a new old enemy to get people behind you.
Yeni bir düşmandan ya da yeni bir eski düşmandan kolay hedef bulunmaz.
And you murder an old enemy in a murder of crows.
An2} ve bir karga sürüsünün içinde eski bir düşmanını öldürdün.
Doc Ock mutated them with DNA from my old enemy, the Goblin.
Dr. Ock, eski düşmanım Goblinin DNAsını kullanarak, onları mutasyona uğrattı.
Why does old enemy Prickly Jack come to Nervous Elk?
Neden eski düşman Huysuz Jack, Asabi Geyike gelmek?
The old enemy are joining hands with the new.
Eski düşman, yenisiyle iş birliği yapıyor.
This old enemy, does he have a name?
Şu eski düşman… Bir ismi var mı?
So, old enemy, meet new friend.
Yani, eski düşman, yeni arkadaş.
Still fighting the old enemy.
Hâlâ eski düşmanla savaşıyorum.
I got an old enemy coming after me.
Düşmanım var. Peşimde eski bir.
An old enemy or an old friend?
Eski bir düsman veya eski bir dosta?
The old enemy of Cybertron.
Cybertronun en eski düşmanı.
Old enemy, meet new friend.
Eski düşmanım, yeni arkadaşınla tanış.
Old enemy, meet new friend.
Eski düşman yeni dost.
Unaware that his old enemy, Himmler, has him in his sights.
Eski düşmanı Himmlerın onu gözüne kestirdiğinden habersiz.
An old enemy of yours.
Senin eski düşmanın.
An old enemy of yours.
Eski düşmanın.
Perhaps you know of whom I speak an old enemy of yours.
Kimden bahsettiğimi anladın sanırım? Eski düşmanın.
So long, old enemy!
Hoşça kal, eski düşmanım!
By an old enemy and exiled to the place where I found you. I was in the middle of dealing with a planet-threatening conspiracy two centuries from now when I was attacked.
Komployla başa çıkmaya çalışırken, eski bir düşman Bundan iki yüzyıl sonrasında gezegeni tehdit eden bir tarafından seni bulduğum yerde mahsur bırakıldım.
Results: 74, Time: 0.0392

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish