OLD MAGIC in Turkish translation

[əʊld 'mædʒik]
[əʊld 'mædʒik]
eski sihir
old magic
eski büyüyü
the old magic
eski sihri
old magic
eski sihirli
old magic
eski büyü
the old magic
kadim büyü

Examples of using Old magic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is very old magic and Madam is a very old magician.
Çok eski bir büyüdür. Madam da çok eski bir büyücüdür.
We got a little taste of that old magic.
Eski numaraların birazcık tadına vardım.
Work the old magic.
Yaşlı sihirle çalış.
It was old magic.
Unutmamam gereken eski bir büyüydü.
He used that powerful old magic to come here to save you
Kadim büyüleri kullanarak buraya geldi ve sen
It's a very old magic.
Çok eski bir büyüdür.
This is very old magic.- Yeah.- Right.
Doğru.- Evet. Çok eski bir büyü.
To perform some old magic. That is why we are here.
Bu yüzden buraya geldik, eski bir büyüyü yapmak için.
The old magic may have been gone from the world, but I could make a new magic from their machines.
Dünyada eski sihir tükenmiş olabilir, ama makinelerini kullanarak yeni bir sihir yapabilirim.
You know, that old magic trick where you separate a woman's spinal column from her skull.
Biliyorsun işte, şu eski sihir numarası, hani kadının omur iliğini iskeletinden ayırdığın olay.
Any old magic that's still active could never be undone. Though, it is worth noting that once the bus installs the new Magicware at midnight.
Söylemem gerekiyor ki gece yarısı yeni Sihirlinım kurulunca aktif olan eski sihirler asla geri alınamıyor.
Was the blurb something like,"For those who enjoy watching the carcass"of old magic decay, this book's for you"?
Yazdığı cümle'' Çürümekte olan eski sihirbazları izlemekten keyif alanlar bu kitap sizin için'' gibi bir şey miydi?
Once upon a perfect time many hundred's of years ago when the old magic called Moonacre Valley there was a young woman whose skin glint as pale as the star
Evvel zaman içinde yüzyıllar önce kadim sihrin Moonacre Vadisinde anıldığı zamanlarda teninin parıltısı bir yıldız kadar solgun ve kalbi, ay ışığı kadar saf bir kız varmış.
Drifting shadows write the oldest magic word.
Gölgeler sürüklenerek en eski büyülü kelimeyi yazar.
Moving shadows write the oldest magic word… Agh! I hear the breezes playing in the trees above.
Yürüyen gölgelerin en eski büyülü kelimeyi yazması… Rüzgarların müziğini duyuyorum ağaçların üzerinde.
It was old magic.
Eski bir sihirdi.
That's old magic.
Çok eski bir büyüdür.
It's old magic.
Eski bir büyü.
This is old magic.
Bu eski bir büyü.
This is very old magic.
Çok eski bir büyü.
Results: 331, Time: 0.0497

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish